atlarla-degisen-hayatlar

Atlarla değişen hayatlar

Birçok ilde doğa ile iç içe kurulan rehabilitasyon merkezleri, engelli çocuklara at ile terapi imkanı sunuyor.

15 Mayıs 2019 17:19

Hipoterapi, diğer adıyla “at ile terapi”, atın iyileştirici etkisinden yararlanılarak uygulanan bir tedavi yöntemi.

Türkiye Jokey Kulübü, 2015’te bu alanda bir sosyal sorumluluk projesi başlattı. Proje, Engelliler Haftası’nda İstanbul’da faaliyete geçti. Amaç; fiziksel, zihinsel ve duygu durum bozukluğu olan hasta çocukların yaşam kalitelerini artırmak ve tedavisini desteklemek.

Merkezde psikolog ve fizyoterapistlerden oluşan profesyonel bir ekip var. Doktor raporu olan tüm hastalar, Türkiye Jokey Kulübü’nün (TJK) ücretsiz sosyal sorumluluk projesinden yararlanabiliyor.

Hipoterapi nedir?

Atla terapi veya at eşliğinde terapi, 20'nci yüzyılın başlarından beri uygulanıyor. Bu tedavi yöntemi İngiltere ve ABD’de sıklıkla kullanılıyor. Sadece ABD’de 600’ün üzerinde “atla tedavi merkezi” var.

Atla terapi, atın hareketlerini, uzman terapistin yöntemleriyle birleştirerek uygulanan bir tedavi metodu. Tedavide temel amaç, atların ritmik yürüyüşleri ile engeli bulunan hastaların kas, denge, koordinasyon ve iletişim becerilerini yükseltmek.

Çocukların at ile uyum gösterme isteği; kullanamadığı veya kaybettiği duruşsal reflekslerini ortaya çıkarıyor, var ise artırıyor. Atın ritmik yürüyüşleri ile ortaya çıkan bu uyarılar, hastanın birçok sistemini harekete geçiriyor.

 

Hastaların iletişimine katkı sağlıyor

Bütün kasları aynı anda çalıştırmayı amaçlayan tedavi sistemi bedensel engelli çocukların zayıf adalelerini geliştirdikçe hastalar kendilerini daha iyi hissediyor, kendilerine güvenlerini artıyor ve daha sağlıklı iletişim kurabiliyor.

Bu yöntemde, çocukların ata binmeleri mecburi değil. Atla vakit geçirmeleri, sevmeleri, tımar etmeleri ve beslenmeleri gibi alanlarda da vakit geçiren hastaların iyileşme süreçleri aksamıyor. Ata binmeyen çocuklara merkezde geçirdikleri vakit boyunca atların özel eğitmenleri eşlik ediyor.

3 binden fazla çocuğa terapi 

Türkiye Jokey Kulübü Apranti Eğitim Merkezi Müdürü Zeynep Haldan Postalcı, atla terapi hizmetinin TJK’nın önemli sosyal projelerinden biri olduğunu söyledi. Postalcı, atla terapi merkezlerinde, açılışlarından itibaren 2018 sonuna kadar, ata binmesi doktor raporuyla uygun görülen 3 bin 879 engelli bireye ücretsiz olarak, 45 bin 471 kez terapatik biniş yaptırıldığını açıkladı.

Türkiye Jokey Kulübü Apranti Eğitim Merkezi Müdür Yardımcısı ve Klinik Psikolog Bercis Merdanoğlu ise, 11 yıldır TJK’da çalıştığını belirterek, “Bu tedavi yöntemi dünyanın her tarafında yaygınlaşmış bir terapi biçimi. Hayvan destekli terapi, hayvanla müdahale diye geçiyor. Bunlar aslında 3 hayvanla oluyor. Atlar, yunuslar ve köpekler“ dedi.

Atla terapinin psikolojik faydaları

Bilimsel olarak kanıtlanmış faydalar arasında, atın üzerinde olan çocuğun anne karnındaki zamana geri döndüğünü hissetmesi, atın onu üzerinde taşıması, hissettiği atın sıcaklığının anne karnındaki huzuru vermesi bulunuyor. Ayrıca çocukların ata dokunduklarında mutluluk hormonlarının salgılandığı ve kortizon hormonunun düştüğü biliniyor.

Kimler bu yöntemi tercih ediyor?

Merdanoğlu, kimlerin bu yöntemi daha çok tercih ettiğini şöyle anlattı:

“Yaygın olarak otizmli, down sendromlu ve serebral palsili çocuklarımız geliyor. Bunun dışında tabii ki fiziksel ve ruhsal başka engelleri olan çocuklar da geliyor. Atla terapide özellikle serebral palsili çocuklarda kaslarıyla ilgili çalışmalarda çok çabuk etki görüyoruz.'' 

Merdanoğlu, amaçlarının çocukların mutlu ayrılmasını sağlamak olduğunu söyledi:

Birçok çocuğumuzda gelişmeler gördük, hayatında hiç konuşmamış otizmli bir çocuğumuz vardı; yaklaşık 3 ayın sonunda atın üzerindeki ilk kelimesi at olmuştu. Şu an çok güzel konuşabiliyor.

Hiç adım atamayan kol, bacak kasları çalışmayan hastamızı ata götürürken ata gitmek için çaba gösteriyor, adım atmaya çalışıyor. Bu sırada aileleri duygusallaşıyor, o zaman anlıyoruz ki biz güçlü bir aileyiz. Burada mucizevi buna benzer çok şeyler yaşadık, bunlar da atın şifai özelliklerinden.

“Çocuğum düşecek diye artık korkmuyoruz”

Kızı terapiye katılan Eda Öztürk, duygularını ve tecrübeyle edindikleri deneyimi anlattı:

“Kızım Selin, 4 yıldır atla terapi eğitimi alıyor. Fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezine gidiyoruz ayrıca hidroterapi eğitimi de alıyor. Atla terapiyi ek olarak alıyoruz. Ancak yıllardır fizik tedaviye gitmemize rağmen orada göremediğimiz gözle görülür gelişmeler yaşadık. Kızım otururken düşecek diye artık korkmuyoruz. Atla terapi sayesinde oturma desteğini kazandık, kaslarımız güçlendi. Artık kızım desteksiz oturabiliyor. İlk terapiye başladığımızda Selin’i birkaç kişi tutuyordu şu an tek başına ata biniyor, buraya gelirken çok heyecanlanıyor.”

“Çocuğum ile iletişim kurmaya başladık”

Atla terapi gören 17 yaşındaki zihinsel engelli Meyçem Demir, “Burada ata biniyorum, kendimi iyi hissediyorum. Atımı cici at, güzel at, kurban olurum atçık diye seviyorum. Ata binerken şarkı söylüyorum” diyerek, duygularını şarkıyla paylaştı.

Annesi Songül Nergis Demir ise ilk defa kızını şarkı söylerken gördüğünü söyledi:

“Yaklaşık 3 yıldır buraya geliyoruz, çok memnunuz. Herkes çok ilgili ve işlerini en iyi şekilde yapıyorlar. Kızım seanslara isteyerek geliyor. Önceden kendini ifade edemezdi. Artık kendini ifade edebiliyor. Önceden hayvanlardan çok kokardı şu an tüm hayvanları seviyor. Bağımsız ata biniyor, şarkı söylüyor. Burada ilk defa şarkı söylerken gördüm çok mutlu oldum. İlgi çok önemli engelli çocuklar ilgiyi hisseder. Kendini ifade etmeye başlaması bizi çok mutlu etti.”

“Hayvanların olağanüstü faydaları var”

Merkezin fizyoterapistlerinden Muhammed Ali Yavuzdemir’e göre, atın kendi içindeki ritmi, bedensel engelli çocukların sırt ve karın kaslarını güçlendirmesinde büyük rol oynuyor.

“Otizmli ve zihinsel engellilerde at sevgisini aşılıyoruz. Bazen yemek getirip atları besliyorlar, paylaşmayı öğreniyorlar. Kendini dış dünyaya kapatan çocuklar ata kendilerini açabiliyorlar. Onların kendilerini dinlediklerini düşünüyorlar. Bizim de onlarla iletişim kurmamız kolaylaşıyor. Tekerlekli sandalyedeki çocuklarımızı yardımla ata bindiriyoruz. Zamanla kendisi oturuş pozisyonu sağlıyor. Kesin zaman veremesem de bunu çoğu zaman gözlemliyoruz.”

Yavuzdemir, çoğu insanın yaklaşamadığı ata binmeye alışan çocuklar, ata hakim olduklarını hissettiklerinde kendilerini başarılı hissettiklerini gördükçe kendilerinin mutlu olduğunu ve evlerine mutlu bir şekilde gittiklerini belirtti.

Bir gün yolunuz bu terapi merkezine düşerse mutlaka ziyaret edin. Etrafınızda ihtiyacı olan birileri yoksa bile aklınızda bulunsun. Böylece atların insanlara kattığı destek daha fazla kişiye ulaşmış olur.

Diğer Haberler