36-nato-devlet-ve-hukumet-baskanlari-zirvesi-kapsaminda-duzenlenen-savunma-sa

36.⁠ ⁠NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında düzenlenen Savunma Sanayisi Forumu başladı

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin başkanlık ettiği Forum'da, İttifak, savunma sanayisindeki geleceğini şekillendirilecek.

07 Temmuz 2026 11:14

Ankara'nın ev sahipliğinde düzenlenen 36.⁠ ⁠NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, transatlantik savunma üretimi ve buna ilişkin yatırımların ön planda olacağı Savunma Sanayii Forumu'yla başladı.

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte başkanlığında toplanan iki günlük zirve, ABD Başkanı Donald Trump başta olmak üzere ittifaka üye 31 ülkenin liderini ve ortak ülkelerin üst düzey temsilcilerini Türkiye'nin başkentinde bir araya getiriyor.

Masada; savunma sanayisi, kolektif güvenlik, Euro-Atlantik alanındaki yeni tehditler, yük paylaşımı ve Ukrayna'daki savaş gibi küresel dengeleri değiştirecek kritik başlıklar yer alıyor.

Zirve'nin ilk gününe, Türk devlet adamlarının küresel güvenlik mimarisine dair yaptıkları önemli açıklamalar ve Türkiye'nin savunma sanayisindeki büyük bütçe artışı damga vurdu.

NATO Genel Sekreteri Rutte, NATO Ankara Zirvesi Savunma Sanayisi Forumu’nda, müttefiklerin Airbus’tan alacağı 12 adet A400 modeli uçakla hava gücü kapasitesini artıracağını duyurdu.

Hakan Fidan: "Alınacak Kararlar Önümüzdeki Yılların Güvenlik Sistemini Şekillendirecek"

Zirve öncesinde konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara’da atılacak imzaların sadece bugünün krizlerini çözmeyeceğini, aynı zamanda geleceğin Euro-Atlantik güvenlik sistemini inşa edeceğini vurguladı.

Modern tehditlerin artık çok daha karmaşık bir yapıda olduğunu belirten Fidan, geleneksel askeri göstergelerin savunma yeteneklerini ölçmede yetersiz kaldığını söyledi.

Bakan Fidan, yeni dönemde temel kriterlerin; konuşlandırılabilir askeri güç, savunma sanayisinin üretim kapasitesi ve operasyonel hazırlık seviyesi olduğunu belirterek, "Türkiye'nin amacı, NATO'nun daha çevik, daha güçlü ve daha dirençli bir ittifaka dönüşmesine katkı sağlamaktır." dedi.

Savunma Bütçesi 33 Milyar Dolara Ulaştı, Yerlilik Oranı Yüzde 82

Zirve kapsamında düzenlenen "Ankara'daki Müttefikler" etkinliğinde konuşan Cumhurbaşkanlığı İletişim Direktörü Burhanettin Duran, Türkiye'nin son 20 yılda inşa ettiği devasa savunma ekosistemine dikkat çekti.

Duran, Türkiye'nin savunma bütçesinin 2021'de 13 milyar dolardan, 2025 yılında 33 milyar dolara yükseldiğini ve yerli üretim seviyesinin yüzde 82 gibi tarihi bir orana ulaştığını açıkladı.

Modern savaşların sadece yüksek teknolojiyle kazanılmadığını, sürdürülebilir üretim yeteneklerinin hayati olduğunu belirten Duran, şu uyarıda bulundu:

"Seri üretim ve sürdürülebilir lojistik sağlanmadığı takdirde, dünyanın en güçlü orduları bile sahada stratejik felç riskiyle karşı karşıya kalabilir."

Duran ayrıca; siber tehditler, dezenformasyon, yapay zekâ tabanlı manipülasyonlar ve kritik altyapıların korunmasının artık NATO savunma doktrininin ayrılmaz bir parçası olması gerektiğini ifade etti.

Yaşar Güler'den "NATO 3.0" Analizi ve Avrupa'ya Sorumluluk Çağrısı

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ise zirvedeki konuşmasında NATO'nun gelişimini üç tarihi döneme ayırarak küresel güvenliğin röntgenini çekti:

NATO 1.0: Soğuk Savaş dönemi.

NATO 2.0: Terörizm ve Balkan krizleri dönemi.

NATO 3.0: Konvansiyonel savaşların yeniden ittifak sınırlarına dayandığı, büyük güçlerin rekabet ettiği 2014 sonrası yeni güvenlik aşaması.

Bakan Güler, Avrupa müttefiklerinin kolektif savunmada daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğinin altını çizdi.

Sadece savunma harcamalarını artırmanın tek başına caydırıcılık yaratmadığını belirten Güler; ayrılan fonların muharebeye hazır kuvvetlere, profesyonel personele, mühimmat rezervlerine ve entegre komuta yapılarına dönüştürülmesi gerektiğini söyledi.

Türkiye, İttifakın Operasyonel Yükünü Taşıyan Başlıca Ülkedir

Birçok Avrupa ülkesinin Soğuk Savaş sonrası ordularını küçülttüğünü, buna karşın Türkiye'nin büyük, profesyonel ve yüksek eğitimli ordu modelini koruduğunu hatırlatan Bakan Güler, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Kosova, Akdeniz, Baltık ve Karadeniz'de aktif olarak görev yaptığını belirtti.

Güler, 1952'den beri NATO'nun sadece ön saflarında yer almadıklarını, ittifakın operasyonel yükünü sırtlayan en önemli üyelerden biri olduklarını vurgulayarak, NATO'nun önündeki en büyük görevin "siyasi taahhütleri en kısa sürede gerçek askeri kapasiteye dönüştürmek" olduğunu sözlerine ekledi.

Dünya diplomasisinin kalbinin attığı Ankara Zirvesi, 8 Temmuz'da gerçekleştirilecek liderler oturumu ve sonuç bildirgesiyle devam edecek.

Anahtar Kelimeler: Türkiye'den NATO'ya "Sürdürülebilir Savunma" ve "Sorumluluk" Çağrısı, 36'ncı NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi,

Diğer Haberler