
17 Ağustos 2026 12:08
Çapı yaklaşık 20, yüksekliği 7 metreyi bulan Atilla Çadırı, "dünyanın en büyük yurdu (otağ)" olarak nitelenirken, kurultayın en önemli simgelerinden biri haline geldi.
Kurultay alanının en dikkati çekici yapılarından devasa çadır, ziyaretçilerini Hun dönemine ilişkin tarihi ve kültürel unsurların canlandırıldığı bir atmosferle karşıladı.
Çadırda Atilla dönemine ait kılıç, tabak, çanak ve mücevher gibi arkeolojik eserlerin replikaları sergilendi.
Binlerce kişinin ziyaret ettiği çadırın içinde kurulan kapsamlı arkeoloji ve antropoloji sergisi, Hun ve Türk halklarının ortak geçmişine ışık tutarken zengin tarihini de gözler önüne serdi.
Dönemin savaşçılarını tasvir eden 3 süvari heykeli de Hunların askeri yaşamına ilişkin ziyaretçilere görsel bir anlatım sundu.
Çadırın iç duvarlarının bir bölümünü ise Atilla liderliğindeki Hunların katıldığı savaşların tasvirleri kaplıyor.
"Atilla Çadırı", kılıç ve mücevherlerden savaş tasvirlerine, atlı savaşçı figürlerinden cenaze geleneklerine kadar farklı unsurlarla ziyaretçilere Hun döneminin yaşam ve savaş kültüründen kesitler sunuyor.
Çadırın merkezine doğru ilerleyen ziyaretçileri ise serginin en dikkat çekici parçalarından biri olan büyükçe bir kazan karşılıyor.
Görevlilerin verdiği bilgiye göre kazan, soylu kişilerin ölümünün ardından gerçekleştirilen bir cenaze geleneğini temsil ediyor.
Bu gelenekte, hayatını kaybeden kişiye ait altın ve gümüşten yapılmış mücevherler kazanda eritiliyor, ardından kişinin anısına nehir kenarında toprağa gömülüyor.
Söz konusu cenaze merasimi yalnızca ölen kişinin uğurlanması anlamına gelmiyor, aynı zamanda onun hatırasının yaşatılmasını amaçlıyor.
Bu uygulamayla toplumun daha sonra yeniden bir araya gelerek hayatını kaybeden kişiyi anmasının hedeflendiği belirtiliyor.
Atilla Çadırı'ndaki "Ordos'tan Örseg'e: Hunların, Türklerin, Macarların Hazineleri" isimli sergi de uğrak noktalarından biri oldu.
Çadırın hemen yanında "Hun ve Avar Dönemi Kuyumculuk Sanatının Hazineleri" ismiyle Macaristan Ulusal Müzesi tarafından kurulan sergide, Atilla döneminden kalan eserlerin replikaları sergilendi.
Atilla Çadırı'ndaki en büyük ilgi odağı "altın taç"
Kurultayın organizatörlerinden Macar Turan Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Varga Zoltan, yaptığı açıklamada, çadıra, Macar tarihindeki en büyük isimlerden biri olan Atilla'nın ismini özellikle verdiklerini söyledi.
Zoltan, "Bu çadırın bizim için bu kadar önemli olmasının sebebi, Turan'dan gelen her türlü serginin, özellikle arkeoloji ve antropolojiye dayalı bilimsel sergilerin burada sergilenmesidir. Gördüğünüz gibi, özel arkeolojik yüz rekonstrüksiyonları da var." dedi.
Atilla Çadırı'ndaki en büyük ilgi odağının "altın taç" olduğunu aktaran Zoltan, bu tacın kökeninin Ordos bölgesi oduğunu belirtti.
Zoltan, "Bu taç, Moğolistan'da bulunuyor ancak şu anda modern Çin'de. Bu nedenle oldukça özel. Hun dönemini seven ve Hun dönemiyle ilgilenen insanlar için eşsiz bir başyapıt." ifadelerini kullandı.
Mücevher Tasarımcısı Macar Lenya Goblarka ise "Hun ve Avar Dönemi Kuyumculuk Sanatının Hazineleri" isimli sergide Macar tarihine ilişkin kıymetli eserlerin sergilendiğini dile getirdi.
Anahtar Kelimeler: atilla çadırı, büyük hun kurultayı,