cumhurbaskani-erdogan-turk-dunyasinin-birligi-ve-dirligi-icin-calismaya-devam

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türk dünyasının birliği ve dirliği için çalışmaya devam edeceğiz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan'dan dönüşünde, uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı.

04 Kasım 2023 19:00

Türk Devletleri Teşkilatının 10'uncu Zirvesi'ni başarıyla tamamladıklarını belirten Erdoğan, Türk dünyası olarak 1992'de, Türk Dili Konuşan Ülkeler Devlet Başkanları Zirveleri sürecini başlattıklarını anımsattı. Erdoğan, müşterek gayretleriyle bu girişimi, zaman içerisinde olgunlaştırarak Türk Devletleri Teşkilatına dönüştürdüklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 6 Şubat depremlerin ardından mart ayında tüm üye ve gözlemci devletlerin en üst düzeyde katılımıyla Ankara'da olağanüstü zirve düzenlediklerini de hatırlatarak "Türk dünyası arasındaki güçlü dayanışmayı bu vesileyle bir kez daha ortaya koyduk. Deprem felaketi sonrasında yardımımıza koşan kardeşlerimize bir kez daha şükranlarımızı sunmak isterim. Zor günümüzde sergilenen bu dayanışmayı hiçbir zaman unutmadık, unutmayacağız." diye konuştu.

Erdoğan, geçen hafta Kazakistan'ın Karagandı bölgesinde meydana gelen maden kazasını anımsatarak hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yakınlarına ve tüm Kazak halkına başsağlığı, yaralılara acil şifalar diledi.

Türk Devletleri Teşkilatının hızla kurumsallaşarak uluslararası arenada yakından takip edilen bölgesel bir yapı haline gelmesinin kendileri için bir iftihar vesilesi olduğunu vurgulayan Erdoğan, başarılı ev sahipliklerinin yanı sıra şahsına ve heyete gösterilen hüsnükabulden ötürü Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev başta olmak üzere, emeği geçen herkese teşekkür etti.

Erdoğan, 3 Kasım itibarıyla teşkilatın dönem başkanlığını üstlenen Kazakistan'ın bu görevi en iyi şekilde yürüteceğine olan inancını dile getirerek zirvede Türk dünyasının birlik ve beraberliğine yaptığı katkı ve hizmetleri nedeniyle Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev'e Türk Dünyası Ali Nişanı takdim edildiğini aktardı.

Zirve münasebetiyle kurumsallaşmayı pekiştirecek çeşitli belgelerin de imzalandığını anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Teşkilatımızın, 'birliğimiz, gücümüzdür' şiarı böylece daha perçinlenmiş, tahkim edilmiş oldu. Zirvede yürütülen mevcut projelerin durumunu da istişare ettik. Yeni işbirliği alanlarının belirlenmesine dair kararlar aldık. Bölgemizin refahını artırmak üzere ekonomi, ticaret, karşılıklı yatırımlar, ulaştırma, enerji gibi alanlarda çalışmalarımızı sürdürmekte kararlıyız. Ulaştırma alanındaki yol haritamız, bölgesel ekonomik kalkınmanın önünü açarak Türk dünyasının iktisadi ve sosyal entegrasyonunu hızlandıracaktır."

"Türk dünyasının birliği ve dirliği için çalışmaya devam edeceğiz"

Erdoğan, Gazze başta olmak üzere, işgal edilmiş Filistin topraklarında yaşanan insanlık dramını da zirve gündemine taşıdıklarını vurgulayarak, "Akan kanı durdurup, kalıcı barışa nasıl katkı sunabileceğimiz konusunda görüş alışverişinde bulunduk. Kardeş devletler olarak, uluslararası alanda işbirliğimizi ve dayanışmamızı artırmak noktasında mutabık kaldık. Müteakip zirvenin 2024 yılında Kırgız Cumhuriyeti'nde gerçekleştirilmesini kararlaştırdık." ifadelerini kullandı.

Zirve vesilesiyle katılımcı ülkelerin liderleriyle ikili görüşmelerde bulunduklarını da dile getiren Erdoğan, "Kazakistan'da yaptığımız bütün görüşmelerin hayırlara vesile olmasını diliyorum. Türkiye Yüzyılı vizyonumuzun da taşıyıcı sütunu olan dilde, fikirde, işte birlik düsturuyla Türk dünyasının birliği ve dirliği için çalışmaya devam edeceğiz." değerlendirmesini yaptı.

"Karabağ dünyaya karşı bunun en büyük ispatı oldu"

Açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan, "Türk Devletleri Teşkilatının bu yılki zirvedeki ana teması 'Türk devri' olarak belirlendi. Dünyada yeni küresel güç haritasında 'Türk devri' teması nasıl bir rol oynayacak?" sorusuna şu karşılığı verdi:

"Dünyada malum uzun zamandır, yıllar yılı bir sistem krizi vardı. Bu sistem krizi karşısında Türk devletleri olarak dedik ki, 'Öyle bir adım atalım ki, Türk devletleri arasında bir güç birliği oluşsun. Bu güç birliği siyasi, askeri, ekonomik ve ticari boyutları da içersin.' Aramızda kültürel noktada zaten bir birlik söz konusuydu. 'Bu nasıl olabilir?' diye düşündük. 'Olsa olsa mevcut Türk devletlerinin bir araya gelmesiyle mümkün' denildi ve buna yönelik adım atıldı. Bu adımın atılmasıyla beraber de Türk devletleri arasındaki bu birliği, bu dayanışmayı hamdolsun başlatmış olduk."

Bugüne kadar da Türk devletleri arasındaki dayanışma ve birlik ruhunun bahsi geçen alanların hepsinde gelişmeye başladığını dile getiren Erdoğan, "Şu anda artık siyasi birlikteliğimiz hamdolsun mevcut. Askeri noktada en önemli dayanışmayı zaten malum Karabağ'da gösterdik. Karabağ dünyaya karşı bunun en büyük ispatı oldu. Yani bir devlet, bir millet böyle bir dayanışmayı arkasında görürse neticeyi de alabilir mesajı verildi. Karabağ'da da işte o netice alındı." dedi.

"Dünyanın umudu Türk devridir"

Teşkilatın dinamizminin artık işlevsiz kalmaya başlayan küresel mekanizmaların boşluğunu kısa zamanda doldurma noktasında umut verdiğini vurgulayan Erdoğan, "Türk Devletleri Teşkilatı, uluslararası sistemdeki tıkanıklıkları açmak, etkin ve kalıcı çözümler üretmek için dünyanın yükselen gücü haline gelmektedir. Geleceği ve bugünkünden daha kapsayıcı, daha adil bir dünyayı inşa etmek için daha çok çalışacağız. Çünkü dünyanın umudu Türk devridir." diye konuştu.

Erdoğan, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarına ilişkin Amerikan kaynaklı yayın organlarında, "BM şemsiyesinde Gazze'ye bir güç konuşlanması, barış gücü şeklinde çok uluslu askeri güç ya da Arap ülkelerinin çoğunlukta olduğu mekanizmalar" gibi üç farklı senaryodan bahsedildiği belirtilerek "Türkiye bu planlamaların içerisinde yer alır mı? Hem garantörlük konusu hem de böyle bir uluslararası barış gücü gibi konular gündeme geldiğinde Türkiye, bu tarz askeri oluşumların içerisinde yer alır mı?" sorusunu ise şöyle yanıtladı:

"Garantörlük konusunu bu olaylar başladığı andan itibaren sürekli söyledik, söylüyoruz. Dedik ki eğer Türkiye'ye bir garantörlük görevi düşerse biz görevi almaya hazırız, garantör ülke olabiliriz. Kıbrıs'ta, Yunanistan garantör ülke olabiliyor, İngiltere garantör ülke olabiliyor, Türkiye haliyle garantör ülke ise Gazze'de neden benzeri bir yapı olmasın? Gazze'de Türkiye'nin garantör ülke olmasından daha tabii ne olabilir? Yani biz orada da garantör ülke rolünü üstlenebiliriz. Bunun şekli ne olur, onu olaylar gösterir, onu zaman gösterir. Bunun güvenlik boyutu da olur, siyasi boyutu zaten olacaktır ve bütün bunlarla beraber tarihi ve kültürel boyutu da var zaten. Bu tarihi arka planın şekillendirdiği bir yapı söz konusu ve Türkiye olarak bizim başat bir rol üstlenmemiz gerekir. Bu da tarihle bugünü ve geleceği adeta şekillendiren bir gelişme olacaktır."

Anahtar Kelimeler: erdoğan, cumhurbaşkanı, uçak, gazeteci, türk, türk devletleri teşkilatı,

Diğer Haberler