hattusa-da-2-500-yillik-gizemli-mezarlar-gun-yuzune-cikarildi

Hattuşa’da 2.500 yıllık gizemli mezarlar gün yüzüne çıkarıldı

1906 yılından bu yana aralıksız süren kazı çalışmalarında, bu kez antik kentin kuzeybatı yamacında Erken Hellenistik ve Galat dönemlerine ait, yaklaşık 2.500 yıllık mezarlık keşfedildi.

13 Ağustos 2026 14:54

Anadolu’nun en köklü medeniyetlerinden Hatti ve Hititlerin kültürel mirasına ev sahipliği yapan, UNESCO Dünya Kültür Mirası ve Dünya Belleği listelerindeki tarihi Hitit başkenti Hattuşa Antik Kenti, arkeoloji dünyasını heyecanlandıran yeni bir keşfe sahne oldu. 1906 yılından bu yana aralıksız süren kazı çalışmalarında, bu kez antik kentin kuzeybatı yamacında Erken Hellenistik ve Galat dönemlerine ait, yaklaşık 2.500 yıllık mezarlık keşfedildi.

Alman Arkeoloji Enstitüsü adına Prof. Dr. Andreas Schachner başkanlığında yürütülen kazılarda ortaya çıkarılan mezarlardan biri, mimari yapısının kusursuz korunmuş olması ve içindeki bütün haldeki iskeletle dikkatleri üzerine çekti.

Sağ omuzda gizemli bıçak: Ölü hediyesi mi, kişisel eşya mı?

Bu yıl 5 farklı noktada sürdürülen çalışmalarda keşfedilen 3 mezardan en çok öne çıkanı, etrafı yaklaşık 7 metre çapında dairesel bir taş duvarla çevrili ve içine yetişkin bir bireyin sığabileceği büyüklükte tasarlanmış bir "taş sanduka mezarı" oldu.

Mezarı asıl gizemli ve değerli kılan detay ise içindeki bütün haldeki iskeletin sağ omuz hizasında bulunan bir demir bıçak oldu. Bölgedeki ölü gömme ritüellerinin daha detaylı anlaşılmasına büyük katkı sunması beklenen bu bıçağın, ölen kişiye sunulan bir ölü hediyesi mi yoksa sahibinin günlük hayatta kullandığı ve onunla birlikte gömülen şahsi bir eşya mı olduğu uzmanlarca inceleniyor.

"Az bilinen bir döneme ışık tutuyoruz"

Kazı Başkanı Prof. Dr. Andreas Schachner, keşfin bölgedeki antik bir ambarın etrafını temizlerken tesadüfen yapıldığını belirterek şu bilgileri paylaştı:

"Burası çok sık olmayan, serpiştirilmiş seyrek bir mezarlık alanı. Mezarları Milattan Önce 4'üncü yüzyılın sonu ile 3'üncü yüzyıl başlarına (Erken Hellenistik ve Galat dönemi) tarihlendirebiliyoruz. Şimdiye kadarki en iyi korunmuş mezarı bulduk. Diğer mezarlardan sikke ve kozmetik takımı gibi eşyalar çıkmıştı, bu mezarda ise sağ omuzda bir bıçak duruyor. Tam olarak anlamını çözmek için çalışmanın tümünü bitirmek lazım. Belki de bir erkek bireydir; zira daha önce açtığımız mezarlar ağırlıklı olarak kadındı."

Toplam mezar sayısı 17’ye yükseldi

Hattuşa genelinde Kalkolitik Çağ'dan Roma ve Bizans'a kadar yüzlerce mezar bulunduğunu, sadece Roma dönemine ait 200'e yakın mezar açtıklarını hatırlatan Schachner; bu özel alanda geçen yıl 5, bu yıl ise 3 olmak üzere toplam 8 mezar ortaya çıkardıklarını söyledi. Geçmiş yıllarda batı tarafta bulunan aynı döneme ait 9 mezarla birlikte, bölgedeki Hellenistik ve Galat dönemi mezar sayısının 17'ye ulaştığını ekleyen Schachner, bu keşiflerle Hattuşa'nın az bilinen bir dönemine dair çok kıymetli bilgiler edindiklerini vurguladı.

Arkeoloji ekibi, bu gizemli mezarlardaki hassas kazı ve inceleme çalışmalarını tamamladıktan sonra, alanın aslına uygun şekilde restore edilerek ziyarete açılacağını müjdeledi.

Anahtar Kelimeler: Hattuşa’da 2500 yıllık gizemli mezarlar, Anadolu’nun en köklü medeniyetleri, Hatti ve Hititlerin kültürel mirası, Hitit başkenti Hattuşa Antik Kenti, Prof. Dr. Andreas Schachner, Erken Hellenistik ve Galat dönemi, Hellenistik ve Galat dönemi mezar sayısı, hatti, hitit,

Diğer Haberler