susa-beyannamesi-5-yasinda-turkiye-azerbaycan-ittifakinda-tarihi-donum-noktasi

Şuşa Beyannamesi 5 yaşında: Türkiye-Azerbaycan ittifakında tarihi dönüm noktası

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkileri müttefiklik seviyesine taşıyan Şuşa Beyannamesi'nin imzalanmasının üzerinden 5 yıl geçti. 15 Haziran 2021'de Karabağ'ın sembol şehri Şuşa'da imzalanan tarihi belge, savunmadan enerjiye, güvenlikten ulaştırmaya kadar birçok alanda iki ülke arasındaki işbirliğinin hukuki ve stratejik çerçevesini oluşturdu.

07 Kasım 2026 10:44

“Bir millet, iki devlet” anlayışının diplomatik ve stratejik temelini oluşturan Şuşa Beyannamesi, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerde yeni bir dönemin kapısını açtı.

Karabağ Zaferi'nin ardından, 15 Haziran 2021'de Azerbaycan'ın Şuşa kentinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından imzalanan beyanname, iki ülke arasındaki kardeşliği stratejik müttefiklik düzeyine taşıdı.

Aradan geçen 5 yılda belge, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin yanı sıra Güney Kafkasya'daki siyasi, ekonomik ve güvenlik işbirliğinin de önemli başlıklarından biri haline geldi.

Savunmadan Enerjiye Kapsamlı İşbirliği

Şuşa Beyannamesi ile Türkiye ve Azerbaycan; savunma, güvenlik, enerji, ulaştırma, ekonomi ve dış politika başta olmak üzere birçok alanda işbirliğini geliştirme taahhüdünde bulundu.

Belgede, taraflardan birinin bağımsızlığına, egemenliğine, toprak bütünlüğüne veya güvenliğine yönelik tehdit ve saldırı durumunda ortak istişare ve gerekli yardımların sağlanması mekanizmaları da düzenlendi.

Türkiye'nin Bakü Büyükelçisi Prof. Dr. Birol Akgün, Şuşa Beyannamesi'nin bölgesel güvenlik ve istikrar açısından önemine dikkat çekti.

Akgün, belgenin özellikle Güney Kafkasya'da Soğuk Savaş sonrasında devam eden istikrarsızlık ve çatışma ortamının aşılması ile Doğu-Batı hattındaki Orta Koridor'un güvenli şekilde geliştirilmesi açısından önemli bir zemin oluşturduğunu belirtti.

“İki Kardeş Halkın İlişkilerinin Sağlam Anayasası”

Şuşa Beyannamesi'nin yalnızca askeri ve güvenlik alanındaki işbirliğiyle sınırlı olmadığını vurgulayan Büyükelçi Akgün, belgenin iki ülke arasındaki ilişkilerin temel çerçevesini belirlediğini ifade etti.

Akgün, “Şuşa Beyannamesi güvenliğin ötesinde iki kardeş halkın ilişkilerini çok temel bir şekilde tanımlayan, ilişkilerin sağlam bir anayasası hükmündedir demek yanlış olmayacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.

Bu yönüyle beyanname, iki ülke arasındaki siyasi dayanışmanın yanı sıra ekonomik, kültürel ve toplumsal ilişkilerin geliştirilmesine de zemin hazırladı.

Şuşa Ruhu Türk Dünyasına İlham Verdi

Şuşa Beyannamesi'nin etkisinin Türkiye ve Azerbaycan arasındaki ilişkilerle sınırlı kalmadığını belirten Akgün, Karabağ Savaşı sırasında ortaya konulan birlik ve dayanışma ruhunun Türk dünyası açısından da önemli bir anlam taşıdığını söyledi.

Akgün, bu dayanışmanın Orta Asya'daki Türk cumhuriyetlerini de kapsayan daha geniş bir işbirliği anlayışına katkı sunduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Karabağ Savaşı'nda ortaya konulan birlik, beraberlik, dayanışma; Şuşa Beyannamesi'nin ortaya çıkarmış olduğu o dayanışma ruhu aslında sadece Türkiye, Azerbaycan değil, bütün diğer Türk cumhuriyetleri dediğimiz Orta Asyalı kardeşlerimizi de içine alacak şekilde Türk Devletleri Teşkilatının hem ilham kaynağı hem de temel itici motor gücü olduğunu söylemek mümkündür. Bugün de bu ruh devam etmektedir.”

15 Haziran 2021'de Şuşa'da atılan imzalar, Türkiye ve Azerbaycan'ın ortak gelecek vizyonunun önemli belgelerinden biri olarak varlığını sürdürüyor. Şuşa Beyannamesi, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın yanı sıra Türk dünyasında dayanışma ve işbirliğinin geliştirilmesi bakımından da önemli bir referans noktası olmayı sürdürüyor.

Anahtar Kelimeler: Türkiye, Azerbaycan, Şuşa, Karabağ, Türk Devletleri Teşkilatı,

Diğer Haberler