turkiyenin-dis-politika-yoneliminde-turk-dunyasi-one-cikiyor

Türkiye'nin dış politika yöneliminde Türk dünyası öne çıkıyor

Türkiye'nin dış politika yöneliminde son yıllarda Batı ile ilişkiler öncelik olmaktan çıkarken, Ankara'nın Türk Dünyası ile kurduğu ilişkiler kamuoyunda daha önemli ve öncelikli hale geldi

09 Şubat 2026 10:44

Kamuoyu araştırmaları son yıllarda Türkiye'nin Dış Politika tercihlerinin onlarca yıllık Batıcı yönelimlerden çıkarak daha çok Türk dünyasının tercih edildiği bir dönemin başladığına işaret ediyor. 

Bu ay yayınlanan bir araştırmaya göre dış politika yönetimi, Türkiye'ye tehdit oluşturan ülkeler, savaşa girme ihtimali ve güvenlik tedbirleri gibi birçok konu ele alındı.

Türkiye'nin hangi bölgeyle öncelikli olarak dış politikasını geliştirmesi gerektiği sorusuna katılımcıların yaklaşık % 26'sı Türk Dünyası ile yakınlaşılması cevabını verdi.

Bilhassa Türk dünyası ile yakın ilişki kurulmasını isteyenlerin oranı, Mart 2025'ten bu yana % 6'lık bir artışla son bir yılda % 26 seviyesine çıkmış gözüküyor. 

Ocak ayı içerisinde 2109 kişiyle yapılan söz konusu araştırmada, Avrupa Birliği'ni öncelik olarak görenlerin oranı ise % 21 seviyesinde kaldı.

Araştırmaya göre AB ile ilişkilerin daha öncelikli olarak geliştirilmesini isteyenlerin oranı Mart 2025'te %29 iken, Ocak 2026'da % 8'lik sert bir düşüş kaydederek son yılların en düşük seviyelerine geriledi. 

Uzmanlar bu durumu son yıllarda Türk toplumunun Batı ile yaşadığı dış politika krizleri ve hayal kırıklıklarının kamuoyunu yeni arayışlara yönlendirmesiyle ilişkilendiriyor. 

Türk hariciyesinin son yıllarda çok taraflı dış politika geliştirme yaklaşımıyla beraber, Türk toplumunda Batı eksenli dış politika algısının son 150 yıldan beri ilk defa öncelik olmaktan çıktığı görülüyor. 

Aynı araştırmada İslam Dünyası ve Ortadoğu ile daha sıkı ilişkiler geliştirilmesini tercih edenlerin oranı ise, yine AB oranına yakın bir şekilde % 20 civarında gerçekleşti. 

Rusya ve Çin eksenini önceliklendirenlerin oranı da son bir yılda % 9'dan % 12 seviyesinde çıkarken, ABD'ye olan destek de % 6'dan  % 10 ile beşinci sırada kendisine yer bulmaktadır.

"Fikrim yok" diyenlerin oranının yüzde 7’ye gerilemiş olması, katılımcıların dış politika tercihlerinde, Mart 2025 dönemindeki yüzde 14’lük kararsızlık oranına kıyasla çok daha net bir pozisyon aldığını gösteriyor. 

Tüm bu bulgular Türk dış politikasının yapımı ve yönelimi süreçlerinde kuvvetli Batı ve Avrupa algısının giderek zayıfladığını, Türk halkının öncelikli olarak Türk dünyası ile ilişkilerin merkeze alınması gerektiği noktasında önceliklerinin olduğunu ortaya koyuyor. 

Bu durumun ana nedenleri arasında ise, Azerbaycan ile geliştirilen kardeşlik modeli, Türk Devletleri Teşkilatı'nın giderek nüfuzunu Avrasya'da arttırması ve hem enerji kaynakları hem de jeo-ekonomik şartlar açısından Türk dünyasının dünya jeopolitiğindeki yadsınamaz yeri gösterilebilir. 

Son yıllarda Türk dünyası ve gönül coğrafyalarıyla Türkiye arasında artan kültürel ve toplumsal etkileşim ve Türkiye'nin bu bölgelerde artan yumuşak güç unsurları olarak sayılan Yunus Emre Enstitüsü, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı, Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı ve TRT Avaz gibi kurumların etkisi kamuoyundaki dış politika yönelim ve algılarını şekillendirmektedir. 

İsrail ve ABD tehdit sıralamasında ilk sırada 

Araştırmada dikkat çeken bölümlerden biri de 'Türkiye'ye tehdit oluşturan ülkeler bölümü oldu.

Araştırmya katılanların büyük çoğunluğu dış politika tercihlerinde İsrail ve ABD'yi Türkiye'nin en önemli dış tehdit unsurları olarak görmektedir. 

Türkiye’ye yönelik dış tehdit algısında İsrail 4,1 puan ve ABD 4 puan ile en yüksek risk unsurları olarak öne çıkarken; Mart 2025 verileriyle kıyaslandığında ABD’ye yönelik tehdit algısı aynı kalırken İsrail’in tehdit algısında artış yaşandı.

Bu artışlarda hiç kuşkusuz İsrail'in son yıllarda Gazze'de artan soykırım politikaları ve işgal planıyla beraber, ABD yönetimlerinin Gazze konusunda Tel Aviv'e verdiği destekler önemli etkenler olarak görülüyor. 

Yine İsrail'in Suriye ve Lübnan'a yönelik işgal girişimler ve İran ile yaşanılan siyasi-askeri krizler hem Tel Aviv'i hem de Vaşington'u Türk kamuoyunda Türk dış politikasının en önemli tehdit algısının odak noktaları haline getirmiş görünüyor. 

Kaynak: PanoramaTR

 

 

 

 

 

 

 

 

Anahtar Kelimeler: Türk Dış Politikası, Türk Dünyası, AB, İslam Dünyası, vox populi, Türk kamuoyu,

Diğer Haberler