turkmenistanda-baskanlik-degisimi-ve-yeni-umutlar

Türkmenistan'da başkanlık değişimi ve yeni umutlar

12 Mart'ta oyların yüzde 72,97'sini alan yeni başkan Berdimuhamedov ile Türkmenistan’da reformların olabileceğine dair umutlar arttı. Berdimuhamedov’un, ülkenin dış politikasındaki temel parametreleri pek fazla değiştirmeyeceği öngörülebilir.

22 Mart 2022 11:47

Türkmenistan’da 12 Mart 2022 tarihinde erken başkanlık seçimi yapıldı. Gurbangulı Berdimuhamedov Şubat ayında yaptığı bir konuşmada 64 yaşına geldiğini ve artık gençlerin önünü açmak gerektiğini söylemişti. Bu konuşmanın hemen ardından erken seçim kararı açıklanmıştı. En son 2017 yılındaki seçimle yeniden devlet başkanı seçilen Berdimuhamedov’un başkanlık süresi 2024 yılında bitecekti. Seçim kararıyla Türkmenistan Halk Partisi, Serdar Gurbangulıyeviç Berdimuhamedov’u yapılacak başkanlık seçimi için aday olarak gösterdi.

Seçimlerde Gurbangulı Berdimuhamedov’un oğlu Serdar Berdımuhamedov ile birlikte toplam 9 aday bulunuyordu. Türkmenistan’ın nüfusu 6,3 milyon civarında. Seçmen sayısının yaklaşık 3,4 milyon olduğu ülkede seçime katılım oranı yüzde 97,17 olarak açıklandı. Serdar Berdımuhamedov toplam oy oranının yüzde 72,97’sini alarak birinci oldu ve Türkmenistan’ın üçüncü devlet başkanı olarak seçildi. Yeni başkan 19 Mart'ta gerçekleştirilen devir teslim töreniyle resmen göreve başladı. Türkmenistan’ın yeni döneminde siyasi, ekonomik ve sosyal alanlarda köklü reformlar olacak mı sorusunu ise herkes merak ediyor.

Türkmenistan’da reform süreci

Türkmenistan, SSCB’nin dağılmasıyla 27 Ekim 1991 tarihinde bağımsızlığını ilan etti. İlk devlet başkanı olan Saparmurat Niyazov (Türkmenbaşı) 1985 yılından 2006 yılına kadar Türkmenistan’ı yönetti. Türkmenistan bu süreçte büyük oranda dışarıya kapalı, katı kanun ve kuralların hakim olduğu izole bir ülke olarak anılmaya başlandı. Daha sonraki süreçte de bu tanımlamanın dışına çıkamadı.

2006 yılında Gurbangulı Berdimuhamedov’un başkan olmasıyla Türkmenistan’da siyasi, sosyal ve ekonomik reform beklentileri oluştu. Ancak Berdimuhamedov büyük oranda ilk devlet başkanının politikalarına benzer bir yönetim tarzını devam ettirdi. Bununla birlikte kurumsal alt yapı çalışmalarında belirli bir ilerleme kaydedildi. Boy yapılanmasına karşın milli devlet yapısının tesisi ve milli kültürün geliştirilmesi çalışmalarına büyük önem verildi.

Türkmenistan’da eğitim ve sağlık alanındaki yatırım miktarlarının her geçen yıl arttığı görülüyor. Ülkede İngilizce zorunlu ders olarak okutulurken Rusçanın etkisi hayli azalmış olup Türkmence artık ülkede kullanılan tek dil durumunda. Son yıllarda üniversite öğrencisi sayılarının arttığı ve bilhassa teknik alanlarda uzmanların yetiştirilmesine büyük önem verildiği görülüyor. Bununla birlikte merkez haricindeki bölgelerin geliştirilmesine yönelik yatırımların yeterli olmadığı da dikkati çekiyor.

Ekonomik potansiyel

Türkmenistan dünyadaki en büyük gaz rezervlerine sahip ülkelerden biri. Bunun yanında petrol kaynakları da bulunuyor. Bu kaynakların neredeyse tamamı devletin kontrolü altında. İhracat ürünlerinin başında gaz, petrol ve ürünleri, pamuk, tekstil ve halı geliyor. Çin, Türkiye ve İtalya ihracatındaki ilk üç ülkeyi teşkil ediyor. Şu anda gaz ihracında en büyük alıcı Çin. Türkmenistan’ın ithalatında Türkiye, Almanya, Çin ve Rusya ilk sıralardaki ülkeler. İhracat gelirlerinin yaklaşık yüzde 80’ini gaz teşkil ediyor.

2021 yılı itibarıyla Türkmenistan’da gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYİH) 54 milyar dolar olup kişi başına düşen GSYİH 8 bin 800 dolar civarında. Ülkenin ekonomik verilerinden de anlaşılacağı üzere ciddi bir ekonomik gelişim potansiyeli var. Türkiye, Türkmenistan’ın ihracat ve ithalatında ilk sıralarda bulunuyor. Dolayısıyla ekonomik ilişkilerimiz canlı bir şekilde devam ediyor. Enerji kaynaklarının ve yollarının değerinin çok daha arttığı modern dünyada Türkmenistan’ın enerji dünyasındaki önemi de her geçen gün artacaktır.

Kazakistan olaylarının etkisi

Ocak ayında Kazakistan’da gerçekleşen son olaylar şüphesiz ki Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra kurulan bütün devletlerin yöneticilerinin siyasi açıdan yeniden bir değerlendirme yapmalarına neden oldu. Bu ülkelerdeki yöneticilerde son döneme kadar büyük oranda Sovyet dönemi devlet yönetimi mantalitesinin hakim olduğu söylenebilir. Gelişmelere de büyük oranda daha önce öğrenilmiş reflekslerle tepki gösteriyorlar, yeni dünyayı yerleşmiş eski yargılarla değerlendiriyorlardı. Yine bu anlayışlar doğrultusunda Sovyetler döneminden kalma kişi kültünün de en zirve noktaya çıkarıldığı ve yaşatıldığı görülür.

Kazakistan olayları bölge ülkelerine bir kez daha dünyanın her gün geliştiğini ve değiştiğini, dolayısıyla bu gelişen ve değişen dünyada yeni değerler, anlayışlar üretilmesi gerektiğini gösterdi. Dünyadaki siyasi, sosyal, ekonomik gelişmelere karşı kayıtsız kalınamayacağı, yok sayılamayacağı bir kez daha görülmüş oldu. Bölgenizdeki olaylara ne kadar tarafsız kalmaya çalışsanız da bu olaylardan etkilenmeden kalmanın da mümkün olmadığı tekrar anlaşılmış oldu. Bilindiği üzere Türkmenistan bağımsızlığından itibaren tarafsız bir ülke olduğunu ilan etmişti. Başta bölgesinde olmak üzere uluslararası siyasi organizasyonlara da iştirak etmiyordu. Türk Devletleri Teşkilatı’nın çalışmalarına dahil olması bu noktada Türkmenistan dış siyasetindeki gelişimi göstermesi açısından önemli bir adım olarak değerlendirilebilir.

Berdimuhamedov'un etkisi devam edecek

Eski Sovyet coğrafyasında iktidar değişimleri hayli sancılı gerçekleşiyor. Bununla birlikte Özbekistan ve Türkmenistan’da kurucu devlet başkanlarının ölümünün ardından sakin bir iktidar değişimi süreci yaşandı. Türkmenistan’da Saparmurat Türkmenbaşı’nın 2006 yılındaki ölümünün ardından başkan olan Berdimuhamedov’un iktidarı, seçim şartlarını yerine getirerek oğluna devretmesinin ciddi sebeplerinden biri olarak şüphesiz ki Kazakistan’daki son olayların oluşturduğu motivasyonun etkili olduğu söylenebilir.

Kazakistan’ı 29 yıl yöneten Nursultan Nazarbayev 20 Mart 2019 tarihinde başkanlıktan ayrılmış ve görevi Kasım Cömert Tokayev’e devretmişti. Bununla birlikte Güvenlik Konseyi ve Nur Otan Partisi başkanlıkları görevini devam ettirmişti. Berdimuhamedov’un da buna benzer şekilde Türkmenistan Parlamentosu Üst Kanadı başkanlığı görevini üstleneceği biliniyor. Böylece onun, devlet yönetimindeki etkisini devam ettirmek istediği anlaşılıyor. Aynı zamanda yeni başkanın devlet kurumlarındaki otoritesinin sağlanmasına ve yönetim süreçlerine adapte olmasına da öncü olmayı planladığı anlaşılıyor.

Türkmenistan’ın 40 yaşındaki yeni devlet başkanı bölge ülkelerindeki en genç devlet başkanı. Ülkedeki çeşitli kurumlarda, Cenevre, Moskova gibi ülkelerdeki elçiliklerde ve temsilciliklerde görev aldı. Serdar Berdimuhamedov’un, selefleri gibi ülkenin dış politikasındaki temel parametreleri pek fazla değiştirmeyeceği, Moskova’daki görevi esnasında Rusya bürokrasisiyle yakın ilişkiler geliştirdiği dolayısıyla Rusya ile ilişkilerin istikrarlı bir şekilde devam edeceği, yine Batı’da yaptığı görevler üzerinden de diğer ülkelerle ekonomik iş birliklerini geliştirmeye yönelik çalışmalar yapacağı öngörülebilir.

Yeni başkanın vaatleri

Yeni başkanla birlikte gerek ülkede gerekse bölgede, Türkmenistan’da reformların olabileceğine dair umutlar da arttı. Bilhassa dünya genelindeki olumsuz gelişmelerle birlikte Türkmenistan’da da başta gıda üretimi, işsizlik, gelir yetersizliği, sosyal haklar olmak üzere çok sayıda ciddi problemler mevcut.

Yeni başkan seçim sürecinde, kamu yönetiminin iyileştirileceği, hesap verilebilirlik ve şeffaflığın arttırılacağı, özel sektör ve kamu çalışmalarının modernize edileceği, istihdamın ve refahın arttırılacağı, özel sektörün yatırım yapması için yeni imkanların sağlanacağı, kırsal kesimin geliştirilmesi için yeni programlar oluşturulacağı, tarım ve turizmin geliştirileceğine yönelik vaatlerde bulundu ve bu doğrultuda programlarının olduğunu ifade etti. Bunlar hiç şüphesiz ki Serdar Berdimuhamedov’un ülkedeki meselelere vakıf olduğunu gösteriyor. Fakat programının icra kısmındaki başarısı ancak ilerleyen günlerde belli olacaktır.

Son dönemde Türkiye ile Türkmenistan arasındaki ilişkilerin hayli ivme kazandığı görülüyor. Türkiye’nin ortak köklere, tarihe ve kültüre sahip Türkmenistan ile yeni dönemde de ilişkilerini pekiştirerek devam ettireceğini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Berdimuhamedov ile yaptığı telefon görüşmesinde ifade etti. Bu da Türkiye’nin bölgeye yönelik dış politikasındaki istikrarlı yaklaşımın devam edeceğini gösteriyor.

Diğer Haberler