
19 Nisan 2026 11:54
V. Antalya Diplomasi Forumu (ADF) kapsamında düzenlenen “Dil ve Kimliğin Bir Asrı: Bakü Türkoloji Kongresi'nden Türk Bütünleşmesine” başlıklı panel, Türk dünyasının entelektüel köklerini ve gelecek vizyonunu bir araya getirdi.
Panelde, 1926 yılında Bakü’de gerçekleştirilen Birinci Türkoloji Kongresi’nin, bugünkü Türk Devletleri Teşkilatının (TDT) fikri temellerini attığı vurgulandı.
Şahin Mustafayev: "Türk Dünyası İlk Kez Bu Kadar Geniş Bir Kapsamda Buluştu"
Uluslararası Türkoloji Akademisi Başkanı Şahin Mustafayev, yaptığı konuşmada 1926 kongresinin tarihi önemine dikkat çekti.
Mustafayev, kongrenin doğru anlaşılması için dönemin siyasi koşullarının iyi analiz edilmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:
"Türk tarihinde ilk kez Sibirya'dan Kırım'a, Anadolu'dan diğer geniş coğrafyalara kadar yaşayan Türk halklarının temsilcileri bir araya geldi. Bu kongre; ortak kültür, dil ve gelecek hakkındaki görüşlerin özgürce ifade edildiği, Türkizm fikrinin gelişimi için kritik kararların alındığı tarihi bir dönüm noktasıdır."
TDT Genel Sekreter Ömüraliyev: "Dil, Fikir ve İşte Birlik"
Türk Devletleri Teşkilatı Genel Sekreteri Kubanıçbek Ömüraliyev, panelde yaptığı sunumda Bakü Türkoloji Kongresi’nin sadece bilimsel bir toplantı değil, aynı zamanda siyasi bir vizyon belgesi olduğunu ifade etti.
Ömüraliyev, şu noktalara değindi:
Entelektüel Temel: Kongre, bugün tanık olduğumuz Türk dünyası bütünleşmesinin temellerini atan tarihi ve entelektüel bir aşamaydı.
İlk Platform: Hem bilimsel hem de pratik düzeyde "birlik" fikrini teşvik eden ilk uluslararası platform olma özelliğini taşıyor.
İsmail Gaspıralı Vizyonu: Gaspıralı’nın meşhur “Dilde, fikirde, işte birlik” ilkesi, kongrenin ruhunu oluşturduğu gibi bugün de Türk dünyasının temel yol göstericisi olmaya devam ediyor.
Aktoti Raimkulova: “Eski Miras Düzgün Bir Şekilde Kayıt Altına Alınmalı Ve Belgelenmeli”
“Birinci Türkoloji Kongresi'nin kararlarında, Türk halklarının maddi ve kültürel anıtlarının incelenmesi ve korunmasına ciddi önem verilmesi, eski mirasın düzgün bir şekilde kayıt altına alınması ve belgelenmesi ve birçok anıtın yok olma tehdidi göz önünde bulundurularak bunların korunması için acil önlemler alınması tavsiye edilmiştir”. Bu fikirler, Türk Kültür ve Miras Vakfı Başkanı Aktoti Raimkulova tarafından dile getirildi.
Raimkulova, bunun sahiplenme ve sürekliliğin çok önemli bir göstergesi olduğunu belirterek şunları söyledi: “Bugün hayata geçirdiğimiz birçok girişim, yaklaşık bir asır önce dönemin önde gelen bilim insanları ve entelektüelleri tarafından ortaya atılan fikirlere dayanmaktadır.”
Sultan Raev: "UNESCO'nun 15 Aralık'ı Türk Dilleri Ailesi Dünya Günü Olarak İlan Etmesi, Önemli Bir Adımdır”
"UNESCO'nun 15 Aralık'ı Türk Dilleri Ailesi Dünya Günü olarak ilan etmesi, Türk mirasının, Türk dillerinin ve kültürel birliğin küresel olarak tanınmasını güçlendiren önemli bir adımdır. Bu, Türk dillerinin, Türk mirasının ve kültürel birliğin küresel bir teyididir." Bu sözler, TURKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev tarafından, dile getirildi.
Geçen yıl Kasım ayında Semerkant'ta düzenlenen UNESCO Genel Konferansı'nda alınan bu kararı hatırlatan Sultan Raev, Türk dilinin ortak kültürel ve manevi değerlerimizin sembolü ve birliğimizin göstergesi olduğunu vurguladı.
Bir Asırlık Miras: Bakü'den Bugüne
Panelde yapılan değerlendirmelerde, 1926'da Bakü'de ekilen tohumların bir asır sonra Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında kurumsallaştığı belirtildi. \
Uzmanlar, o dönem alınan kararların –özellikle alfabe ve dil birliği konularındaki tartışmaların– bugünkü ortak Türk alfabesi ve kültürel entegrasyon çalışmalarına ışık tuttuğu konusunda görüş birliğine vardılar.
V. Antalya Diplomasi Forumu bünyesindeki bu özel oturum, Türk dünyasının birliğinin tesadüfi değil, bir asırlık köklü bir stratejinin sonucu olduğunu bir kez daha kanıtladı.
Anahtar Kelimeler: 1926 yılı Birinci Türkoloji Kongresi ve Türk Devletleri Teşkilatı, V. Antalya Diplomasi Forumu (ADF), Dil ve Kimliğin Bir Asrı: Bakü Türkoloji Kongresi'nden Türk Bütünleşmesine,