
17 Nisan 2026 14:25
Antalya Diplomasi Forumu’nun (ADF 2026) en kritik oturumlarından biri olan “Değişen Dünyada Bölgesel Sahiplenmenin Rolü” panelinde liderler, küresel mekanizmaların yetersiz kaldığı noktalarda bölgesel iş birliklerinin hayati önem taşıdığını vurguladı.
Küresel Parçalanmaya Bölgesel Çözüm
Küresel yönetim yapısının kutuplaştığı bir dönemde, belirsizlikleri yönetmek için yenilikçi yaklaşımların ele alındığı toplantıya; Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Burundi, Türkiye, Azerbaycan ve El Salvador’dan üst düzey isimler katıldı.
Panelde, çatışma yönetimi ve ekonomik entegrasyon için bölgesel platformların, küresel sistemlere kıyasla daha pratik ve sonuç odaklı çözümler sunduğu belirtildi.
Cevdet Yılmaz: "Adil Bir Barış Herkes İçin Faydalıdır"
Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin dış politika vizyonunu net bir şekilde ortaya koydu.
İstikrarsızlık yerine istikrarı, çatışma yerine diplomasiyi tercih ettiklerini belirten Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:
"Savaşlar hiçbir taraf için faydalı değildir; ancak adil bir barış herkes için kazançtır. Türkiye olarak bir yandan NATO üyesi ve AB aday ülkesiyken, diğer yandan Türk Devletleri Teşkilatı gibi yeni bölgesel yapıları güçlendiriyor ve İslam ülkeleri arasındaki iş birliğini genişletiyoruz."
Yılmaz ayrıca, Türkiye'nin Afrika, Asya ve Latin Amerika ülkeleriyle iletişim kanallarını daima açık tutarak küresel refaha katkı sağlamaya devam edeceğini vurguladı.
Hikmet Hacıyev: "Ermenistan-Azerbaycan İhtilafı Artık Geçmişte Kaldı"
Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı Dış Politika Dairesi Başkanı Hikmet Hacıyev, bölgesel sahiplenmenin en somut örneklerini Azerbaycan’ın projelerinde görmek mümkün olduğunu belirtti.
Enerji projelerinin sadece küresel güvenliğe değil, bölge ülkelerinin ortak çıkarına hizmet ettiğini söyleyen Hacıyev, Güney Kafkasya’daki yeni döneme dikkat çekti:
"Ermenistan-Azerbaycan ihtilafı artık geçmişte kalmıştır. Azerbaycan, toprak bütünlüğünü ve egemenliğini tamamen tesis ederek bu süreçte liderlik sergilemiştir. Bu çözüm, bölgesel istikrar için tarihi bir önem taşımaktadır.
Türkiye-Azerbaycan ikili iş birliğinin bölgesel barış ve güvenliğin önemli sütunlarından biri olduğunu belirterek şunları söyledi: "Türkiye-Azerbaycan iş birliği, liderlerimiz tarafından imzalanan Şuşa Deklarasyonu ile ittifak düzeyine yükseldi. Bununla yetinmedik. İkili iş birliğini üçlü bir modele dönüştürerek tam bölgesel sahiplenme sağladık. Burada Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan iş birliği, Türkiye-Azerbaycan-İran iş birliği var ve Orta Asya'daki kardeşlerimize de ulaştık. Üçlü veya çok taraflı formatlarda pratik bir iş birliği mekanizması kurduk ve bu, tüm tarafların çıkarlarına hizmet ediyor."
Panele Katılan Liderler ve Temsilciler:
Forumdan çıkan ortak sonuç; küresel belirsizliklerin ancak yerel dinamikleri anlayan ve sahiplenen "bölgesel güç birliği" ile aşılabileceği yönünde oldu.
Anahtar Kelimeler: ADF 2026’da küresel kutuplaşmaya karşı "Bölgesel Sahiplenme" formülü,