
28 Eylül 2026 15:35
Irak’ın başkenti Bağdat, ulusal egemenliğin güçlendirilmesi ve güvenlik sorumluluğunun tamamen devralınması yolunda kritik bir eşikte.
Uluslararası koalisyon güçlerinin ülkedeki askerî misyonunun resmen sona ereceği 30 Eylül tarihi, Bağdat’ta yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.
Tahrir Meydanı’ndan ve başkentteki stratejik gelişmelerden aktarılan bilgilere göre, Irak hükûmeti hem koalisyonun çekilme sürecini yönetiyor hem de ülkedeki silahlı yapıların devlet kontrolüne alınması için kapsamlı adımlar atıyor.
30 Eylül: Tam Egemenlik ve Yeni Bir İlişki Modeli
Irak Silahlı Kuvvetler Başkomutanlığı Sözcüsü Sabah Numan, TRT İrak Temsilcisi Yılmaz Aslan’a yaptığı özel açıklamalarda sürecin detaylarını paylaştı.
“Kararlılık Azmi” operasyonunun ve koalisyon güçlerinin askerî misyonunun birkaç gün içinde tamamlanacağını belirten Numan, şu ifadeleri kullandı:
"Bu tarihte Irak güvenlik güçlerinin hazırlık düzeyinin ve Irak’ın ulusal güvenliğini koruma kapasitesinin ölçülmesini umuyorum. Silahlı kuvvetlerimiz inisiyatifi devralabilecek kapasitededir. Tam egemenliğin yeniden tesis edilmesi vesilesiyle büyük bir tören düzenlenecek. 30 Eylül’den sonra uluslararası koalisyonla ilişkimiz, mevcut bütünleyici ilişkiden, Irak ile uluslararası koalisyon arasında eşit bir ilişkiye dönüşecek."
Silahların Devlet Kontrolüne Alınması ve Sincar Dosyası
Koalisyonun çekilmesiyle birlikte Bağdat’ın önündeki en önemli iç güvenlik dosyalarından birini silahlı grupların denetim altına alınması oluşturuyor.
Hükûmet programının öncelikli başlıkları arasında yer alan bu konuda silahlı gruplarla yürütülen müzakerelere değinen Sabah Numan, üç büyük grubun silahlarını teslim ettiğini ve bu dosyanın tamamen kapatıldığını, diğer grupların da bu süreci takip etmesinin beklendiğini ifade etti.
Sürecin en kritik duraklarından biri olan Sincar konusunda ise Bağdat yönetiminin kararlı bir tutum izlediğini vurgulayan Numan, şunları kaydetti:
"Sincar dosyası önemli bir konu ve farklı dönemlerde yapılan görüşmelerin gündeminde yer aldı. Geçmiş dönemde PKK’nın varlığı, bu konuda bir gerekçe olarak gösteriliyordu. PKK’nın silahlarını teslim etmesi ve güvenlik faaliyetlerini bırakmasının ardından, Sincar’daki silahlı gruplar da silahlarını Irak hükümetine teslim etme konusunda taahhütte bulundu. Sincar bir Irak kentidir ve güvenliği Irak silahlı kuvvetleri, özellikle de Irak ordusu tarafından sağlanacaktır."
Türkiye ile Güçlü Güvenlik ve Ticaret İş Birliği
Sincar’daki terör unsurlarının varlığının sonlandırılmasına yönelik adımlar atılırken, Türkiye ile Irak arasındaki güvenlik ve siyasi iş birliği de giderek güçleniyor. İki ülke arasındaki bağların tarihî nitelikte olduğuna dikkat çeken Sabah Numan, Ankara ile yürütülen koordinasyona ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
"Şunu söyleyebilirim: Irak ile Türkiye arasındaki ilişki tarihî bir ilişkidir. İki halk arasında dostluk ve ortak tarihe dayanışmaya dayanan güçlü bağlar bulunuyor. Elbette Irak’ın güvenliği ve istikrarı, Türk hükümetinin öncelikleri arasında yer alıyor. Türkiye ile çok büyük ticari ilişkilerimiz de bulunuyor. Dolayısıyla bu ticari ilişkilerin sürdürülebilmesi için iş birliğinin geliştirilmesini, bilgi paylaşımının ve güvenlik-istihbarat koordinasyonunun sağlanmasını amaçlıyoruz."
Bağdat’ta 30 Eylül tarihi; yalnızca askerî bir misyonun son bulduğu bir gün değil, aynı zamanda Irak’ın kendi güvenliğini tam olarak sağladığı, egemenliğini pekiştirdiği ve bölgesel iş birliğini derinleştirdiği yeni bir dönemin başlangıcı olarak öne çıkıyor.
Anahtar Kelimeler: 30 Eylül- İrak - koalisyon misyonu,