cumhurbaskanligi-iletisim-baskani-burhanettin-duran-trt-world-2025te-turkiyeni

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran TRT World 2025'te Türkiye'nin artan jeopolitik etkisine dikkat çekti

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ve TRT Genel Müdürü Mehmed Zahid Sobacı, dünya gündemine yön veren siyasetçiler, bürokratlar, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, gazetecilerin katıldığı TRT World Forum 2025'te Türkiye'nin küresel politikalardaki artan jeopolitik ağırlığına dikkat çekti

31 Ekim 2025 18:28

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Türkiye'miz, sahip olduğu diplomatik, askeri ve normatif güçle küresel yeniden kurulum aşamasının en önemli aktörlerinden biridir. Sayın Cumhurbaşkanı'mızın güçlü iradesiyle Türkiye, bir vizyon ortaya koymuştur." dedi.

Duran, "Küresel Yeniden Kurulum: Eski Düzenden Yeni Gerçeklere" temasıyla dünyanın dört bir yanından liderleri İstanbul'da bir araya getiren TRT World Forum 2025'te yaptığı konuşmada, forumun hayırlara vesile olmasını diledi.

Her yıl TRT World Forum'da uluslararası meselelere dair kritik konuları, insanı merkeze alan yeni yaklaşımları ele almaya çalıştıklarını belirten Duran, bu yıl da "Küresel Yeniden Kurulum: Eski Düzenden Yeni Gerçeklere" başlığını tartışmak üzere bir araya geldiklerini, çok güzel fikirlerin ortaya çıkacağını düşündüğünü söyledi.

Duran, son 20 yılda bölgede, çevrede ve küresel ortamda çok fazla çatışma ve sorun olduğunu, bunlara adaletli ve hakkaniyetli bir cevabın verilmesi gerektiğini vurguladı.

Pandemiden küresel ısınmaya, teknolojik tehditlerden, güvenlik risklerine kadar uzanan krizlerin insanları, toplumları korunaksız bıraktığını ifade eden Duran, son birkaç yıl içinde konvansiyonel savaşların hatırı sayılır büyük güçler arasında gerçekleşmeye başladığını söyledi.

Bu karamsar ve iç karartıcı ortamda ihtiyacımız olan şey yeni fenerlerdir"

 

Burhanettin Duran, şöyle devam etti:

"Böyle bir dünya bizim bildiğimiz dünyanın sonudur ama tarihte gördüğümüz riskler hala ortadadır. Yeni de gelmemiştir, bu karmaşa, bu karanlık bize çok düşündürücü dersler vermektedir. Yine seçici bir insaniyet gösterildiğini, çifte standartlı bir hak savunuculuğu yapıldığını ve sadece güçlüye saygı gösterildiğini görüyoruz. Bütün bu rahatsız edici ortamda en trajik konu elbette Gazze'deki soykırım olmuştur. Uluslararası hukuku ayaklar altına alan İsrail'in karşısında ancak Sayın Cumhurbaşkanı'mız ve Türkiye başta olmak üzere birkaç vicdan yükselmiştir. Bunun şükürler olsun ki daha sonra tüm dünya halkları tarafından benimsenmesiyle bugünkü noktaya gelinebilmiştir. Bu karamsar ve iç karartıcı ortamda ihtiyacımız olan şey yeni fenerlerdir, yeni aktörlerdir. Bize eski dünyayı değil yeni dünyayı kuracak olan yeni aktörlerdir."

Duran, dünyada bir düzen ve anlam krizinin olduğu böyle bir dönemde Türkiye'nin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde bölgesinde ve dünyada daha adil bir geleceğin inşası için inisiyatif üstlendiğini dile getirdi.

Türkiye'nin, dünyanın her kriz bölgesinde aranan, beklenen ve istenen aktör haline geldiğini belirten Duran, "Elbette ülkemizi bu ayrıcalıklı konuma getiren şey, kendine özgü yaklaşımıdır. Burada Cumhurbaşkanı'mızın yıllardır dile getirdiği 'Dünya beşten büyüktür.' ve 'Daha adil bir dünya mümkündür.' şiarları, tüm dünyada karşılık bulmuştur. Artık dünyanın farklı bölgelerinde insanlar, bu hedefin mümkün olduğunu düşünüyorlar. Sayın Cumhurbaşkanım, zatıalilerinizin bu başarıda çok büyük bir payı vardır. Zatıalilerinizin izlediği barış diplomasisi, dünya liderlerine ilham veren bir politika haline gelmiştir." şeklinde konuştu

"Yeni bir dünyanın mümkün olabileceğini gören ve buna katkı veren Türkiye söz konusu"

Duran, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bugün Türkiye'miz, sahip olduğu diplomatik, askeri ve normatif güçle küresel yeniden kurulum aşamasının en önemli aktörlerinden biridir. Sayın Cumhurbaşkanı'mızın güçlü iradesiyle Türkiye, bir vizyon ortaya koymuştur. Bu vizyon, insani güvenlik, adaletli bir düzen ve dirençli sistemler ilkelerine dayanmaktadır. Böylece Türkiye arabulucudur çünkü diplomasinin merkezine insani güvenliği yerleştirir. Krizlerin askeri yollar yerine diyalog ve diplomasiyle çözülebileceğine inanır. Bu anlayış, Türkiye'yi çatışmaların değil çözümlerin tarafı yapar. Türkiye, üreticidir. Savunma sanayisi ve teknoloji alanlarında geliştirdiği yerli kapasite, ulusal savunmanın yanı sıra bölgesel istikrarı da güçlendirir.

Ülkemiz için üretim, ekonomik büyüme, bağımsızlık, öz güven ve saygınlık üretme biçimidir ama aynı zamanda birlikte kazanmak, birlikte paylaşmaktır. Türkiye, dönüştürücüdür çünkü insani diplomasisiyle güç yerine adaleti, çıkar yerine vicdanı merkeze alır. Göç politikaları, kalkınma projeleri, insani yardım operasyonları, Gazze için yürütülen diplomasi, Türkiye'nin uluslararası siyasete ahlaki bir derinlik kazandırma çabasıdır. İşte böylece yeni bir dünyanın mümkün olabileceğini gören ve buna katkı veren bir Türkiye söz konusu."

"Yalana karşı hakikatin, batıla karşı hakkın yanında yer alıyoruz"

İletişim Başkanlığının küresel mücadelede üzerine düşen görevin bilincinde olduğunu vurgulayan Duran, "Teknolojik feodalizmin ve sosyal medya faşizminin hortladığı, dezenformasyonla toplumların ve ekonomilerin yıpratıldığı bir düzende üzerimize düşen görevleri yerine getirmek için çalışıyoruz. Aile ve değerlerimize yönelik saldırıların olduğu bu dönemde yalana karşı hakikatin, batıla karşı hakkın yanında yer alıyoruz. Kültürel emperyalizme direniyoruz, çeşitlilik ve kültürel dinamizm sergiliyoruz. Bu bağlamda TRT ve Anadolu Ajansımız başta olmak üzere ülkemizin yayın kuruluşları, gerçeğin sesi olarak büyük gayret göstermekteler. Onlarca dilde mazlumların sesi olmakta, günümüz meselelerini çok boyutlu şekilde gündeme getirmektedirler." ifadelerini kullandı.

Duran, Gazze'de uğradıkları baskı ve engellemelere rağmen istikametlerinden sapmadan hakikati dünyaya duyuran tüm gazetecilere şükranlarını sunarak, bu uğurda şehit olan gazetecileri rahmetle andı, yaralılara acil şifalar diledi.

"Bu sistem ne jeopolitik sarsıntılara ne de çok boyutlu krizlere karşı koyabilecek bir dirence sahip"

TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı, forumda yaptığı konuşmada, 35 ülkeden 132 konuşmacı ve 1500'ü aşkın katılımcının burada yer aldığını söyledi.

Forumda, iki gün boyunca dünyadaki çoklu krizleri, eş zamanlı dönüşümleri, bunlarla beraber ortaya çıkan meydan okumaları ve fırsatları masaya yatıracağını, insanlığın ortak sorunlarına çözüm önerileri getirileceğini ifade eden Sobacı, "TRT World Forum'un bu yılki temasını 'Küresel Yeniden Kurulum: Eski Düzenden Yeni Gerçeklere' olarak belirledik. Bu başlık, günümüz dünyasının ahvalini yansıtır niteliktedir. Zira İkinci Dünya Savaşı sonrası inşa edilen uluslararası sistem geçen 80 yılın ardından krizlerden, çatışmalardan ve savaşlardan yorgun düşmüş, çözüm üretme kapasitesini yitirmiştir. Bugün, bu sistem ne jeopolitik sarsıntılara ne de çok boyutlu krizlere karşı koyabilecek bir dirence sahiptir. Direncini kaybettiği ölçüde kurallara değil güce, düzene değil kaosa teslim olmuştur. 'Önce ben', 'sadece ben' anlayışını yücelterek ortak insanlık idealinden uzaklaşmıştır. Bugün gelinen noktada, dünya kamuoyları nezdinde derin bir meşruiyet krizi yaşayan, adaleti tesis edemeyen, gücü ahlakın önüne koyan, hesap verebilirlikten uzak ve sorunlara çözüm üretemeyen bir uluslararası sistemle karşı karşıyayız." diye konuştu.

Dünyanın böylesi bir sistemde yönünü aradığına dikkati çeken Sobacı, böylesi bir tabloda çözümün bu sistemi yeniden kuracak vizyon ve iradeyi ortaya koymak olduğunu vurguladı.

"Türkiye adaletin sesi olmuştur"

Daha adil, kapsayıcı, kurala dayalı ve ahlaki derinliğe haiz küresel yeniden kurulumun ertelenemez bir zorunluluk olduğunu vurgulayan Sobacı, şöyle devam etti:

"Tam da bu noktada, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 'küresel barış vizyonu' ve diplomatik girişimleriyle, Türkiye denklemleri değiştiren bir aktör olarak ortaya çıkmaktadır. Çatışma karşısında diplomasiyi, ihtilaf karşısında uzlaşıyı, zulüm karşısında adaleti, kaos karşısında düzeni öne çıkaran Türkiye, Zat-ı Devletleri'nin liderliğinde küresel yeniden kurulum sürecinde dönüştürücü bir rol üstlenmektedir. Son 23 yılda, dünyanın geleceğine yön verebilecek bir oyun kurucu haline gelen ülkemiz bir yandan kendi hak ve menfaatlerini korurken diğer yandan insanlığa daha adil bir dünyanın reçetesini sunmakta, haklıya hakkını teslim eden, haksıza da haddini bildiren bir duruş sergilemektedir. Bu duruşun yakın dönemdeki en somut örneği hiç kuşkusuz Gazze'dir. İsrail'in tam iki yıl boyunca Gazze’de sürdürdüğü soykırım meşrulaştırılmaya çalışılırken, Türkiye adaletin sesi olmuştur. Sessizlik duvarları örülmek istenirken Sayın Cumhurbaşkanımız kelimelere cesaret yüklemiştir. İnsani değerler dara çekilirken milletimiz vicdan bayrağını taşımıştır. Ülkemizin, Suriye’deki iç savaş boyunca hak ve hakikatten yana duruşu ise bir onur belgesi niteliğindedir. Bugün Türkiye, sahadaki varlığıyla Suriye’de kapsayıcı bir düzenin kurulmasına ve istikrarsızlaştırıcı aktörlerin sınırlandırılmasına güçlü bir katkı sunmaktadır. Yalnızca Gazze ve Suriye’de değil, uzak yakın demeden tüm insani krizler ve çatışmalarda arabuluculuk eden Türkiye, eski düzenin yerine yeni gerçekleri yerleştirmiştir."

TRT Genel Müdürü Sobacı, eski düzenin yıkıntıları arasından yükselen feryatlara kayıtsız kalmayan Türkiye'nin dünyanın yeniden kurulumuna öncülük eden ülkelerden biri olacağını söyledi.

Türkiye'nin teşekkül edecek bu yeni dünyadaki yerini, başkalarının çizdiği sınırlarla değil, kendi iradesiyle tayin edeceğini belirtti.

Sobacı, "Bizler de Türkiye'nin TRT'si olarak, televizyon ve radyo kanallarımızdan dijital haber platformlarımıza, dizi ve belgesellerimizden uluslararası stratejik medya zirvelerimize, uluslararası dijital platformumuz 'tabii'den TRT Akademi'ye kadar uzanan küresel yayın ağımızla çizdiğiniz istikamet doğrultusunda uluslararası sistemin yeniden kurulum sürecine katkı sunmaya gayret ediyoruz." diye konuştu.

Anahtar Kelimeler: TRT World Forum, İletişim Başkanı, Burhanettin Duran, TRT Genel Müdürü,

Diğer Haberler