kerkuk-tandirlari-yuzyillarin-hafizasini-gelecege-tasiyor

Kerkük tandırları yüzyılların hafızasını geleceğe taşıyor

Kırmızı toprağın usta ellerde günler süren zahmetli bir mesainin ardından tandıra dönüştüğü bu kadim zanaat, sadece bir geçim kaynağı değil, kuşaktan kuşağa aktarılan yaşayan bir kültürel miras olarak varlığını koruyor.

20 Temmuz 2026 14:54

TRT Irak Temsilcisi Yılmaz Aslan, Kerkük sokaklarında çamura can veren, ateş ve güneşle toprağı pişiren emektar ustalarla buluşarak bu eşsiz zanaatın perde arkasını yerinde inceledi.

Kırmızı Toprağın Asırlık Formülü: "Şire"

Kerkük tandırlarının ünü ve dayanıklılığı, yapımında kullanılan malzemelerin doğallığından ve özel formülünden geliyor. Şehir dışından getirilen özel kırmızı toprak, günlerce süren hazırlık aşamalarından geçirilerek yoğruluyor. Her toprağın bu zanaata uygun olmadığını belirten ustalar, çamura mukavemet kazandırmak için atalarından kalma geleneksel karışımları ekliyor.

Yarım asırlık tecrübesiyle toprağa şekil veren usta, zanaatın sırrını şu sözlerle aktarıyor:

"Biz bu işin yapımında 'şire' dediğimiz çok özel bir malzeme kullanıyoruz. O karışım olmadan tandırın dayanıklı olması, ısıya göğüs germesi imkansızdır. Bu sanat bize atalarımızdan miras kaldı. Annemiz bu işi yaparken biz onu izleyerek öğrendik; babalarımız da başımızda durur, bize yol gösterirdi. Ben yaklaşık 55 yıldır bu çamurun, bu sanatın içindeyim. Tamamen el emeğiyle ürettiğimiz bu tandırları bugün Irak’ın dört bir yanına gönderiyoruz."

En Kritik Aşama: Güneşle Gelen Sağlamlık

Üretimin en hassas ve kritik dönemi ise kurutma aşaması. Bir tandırın çatlamadan, yıllarca ilk günkü sağlamlığını koruyabilmesi, tamamen güneş altında doğal bir şekilde kurumasına bağlı. Teknolojik hiçbir ısıtıcının yerini tutamadığı güneş ışığı, bu zanaatın adeta gizli ortağı konumunda...

Yaz aylarında kavurucu sıcakların etkisiyle 7-8 günde tamamlanan bir tandırın yapım süresi; kış aylarında nem, yağış ve rutubet nedeniyle bir aya kadar uzayabiliyor.

Süreci anlatan bir diğer usta, çocukluk yıllarına duyduğu özlemle birlikte işin zorluğunu şu cümlelerle özetliyor:

"Eskiden babalarımız tandır yapımında kullanacağımız bu özel toprağı eşek arabalarıyla buraya getirirdi. Biz de büyüklerimizin dizinin dibinde çalışır, çamuru onların ellerine verir, çıraklıktan yetişirdik. İşimiz çok zor, büyük bir emek ve sabır istiyor. Kışın ne kadar yapay yöntemlerle ısıtırsak ısıtalım, güneş görmeyen tandır sağlam olmaz, 'şiresi' biter. Bu iş güneşle olur; güneş olmazsa olmaz."

Ev Mutfaklarından Yurt Dışına: Emeğin Sessiz Yolculuğu

Kerkük'ün maharetli ellerinde yükselen bu tandırlar, fırınlardan evlerin bahçelerine kadar kullanım amacına göre farklı boyutlarda titizlikle üretiliyor. Doğal pişirme geleneğini ve ekmeğin o kendine has lezzetini korumak isteyenlerin ilk tercihi olan Kerkük tandırları, bugün sadece Irak içinde değil, sınırları aşarak yurt dışında da büyük ilgi görüyor.

Birçok ailenin geçim kapısı olan ve çırakların usta-çırak ilişkisiyle yetiştiği bu açık hava atölyeleri; kırmızı toprağa verilen her şekille aslında yüzyılların hafızasını bugüne taşımaya, sadece ekmek değil; emek, sabır ve kadim bir kültürü pişirmeye devam ediyor.

Anahtar Kelimeler: Kerkük tandırları, TRT İrak Temsilcisi, Yılmaz Aslan,

Diğer Haberler