turk-dunyasinda-kadin-ve-aile-sempozyumu-erzincanda-duzenlendi

Türk Dünyasında Kadın ve Aile Sempozyumu Erzincan'da düzenlendi

Erzincan'da düzenlenen aile ve kadın temalı sempozyumda Türkiye ve Türk dünyasındaki nüfus ve demografik sorunlara dikkat çekildi, kadının Türk toplumundaki yeri ve önemi anlatıldı

24 Kasım 2025 16:37

Kadim Değerlerden Modern Yaklaşımlara Türk Dünyasında Kadın ve Aile Sempozyumu, Erzincan'da düzenlendi.

Türk Devletleri Teşkilatı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın ev sahipliğinde düzenlenen Sempozyum'a Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ile TDT Aksakallar heyetinden temsilciler, akademisyenler ve çok sayıda davetli katıldı.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş sempozyumda kadın ve aile kavramlarına dair önemli mesajlar verdi. Kadının güçlendiği her adım, aileyi de sağlamlaştırır." dedi,doğurganlık oranlarındaki düşüşe dikkat çekti.

Göktaş, doğurganlık oranlarındaki düşüşünün ve nüfusun yaşlanma eğiliminin, uzun vadeli demografik riskleri büyüttüğünü belirterek, "Günümüzde ortalama hane halkı büyüklüğü 3,11'e gerilemiş durumda. Hanelerin yüzde 57'sinde çocuk yok, 18 yaş altında çocuk yok. Şayet bu şekilde devam edersek, TÜİK projeksiyonlarına göre, önümüzdeki 5 yılda ilkokul çağındaki çocuk sayısı 900 bin azalacak." dedi.

Bakan Göktaş, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ) Prof. Dr. Erdoğan Büyükkasap Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen Kadın ve Aile Sempozyumu'nda yaptığı konuşmada, 24 Kasım Öğretmen Günü'nü kutladı.

Türk dünyasının ortak hafızasını, kadim birikimini ve geleceğini güçlendiren çok kıymetli bir ilim ve istişare temelinde bir arada olduklarını ifade eden Göktaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu sempozyum, toplumsal değişimi, kültürel sürekliliği, aile vizyonunu ve kadınların toplumdaki yerini, farklı bakış açılarıyla ele almaya imkan tanıyor. Kadınların medeniyetimizdeki yeri daima çok müstesna oldu. Tarihimize baktığımızda, kadınların toplumun her döneminde hayatın içinde yer aldığını ve belirleyici roller üstlendiğini görürüz. Dede Korkut destanlarında kadın, aileyi bir arada tutan temel kişidir. Yine eski Türk devletlerinde kadınlar önemli görev ve yetkiler üstlenir. Gerektiğinde bir asker gibi savaşır, gerektiğinde devlet yönetimine yön veren aklı ortaya koyar. Türk töresinde, kadın ve erkek eşit haklara sahiptir. Bu köklü anlayış, yüzyıllar boyunca varlığını sürdürür. Osmanlı'da kadınlar kurdukları vakıflarla eğitimi, hayır işlerini ve toplumsal düzeni şekillendirdi. Cumhuriyet döneminde ise hayatın tüm alanlarında daha görünür olarak toplumsal ilerlemenin taşıyıcısı haline geldi. Tomris Hatun, Terken Hatun, Fatma Bacı, Gevher Nesibe, Nene Hatun, Safiye Ali, Alev Alatlı… daha nice öncü kadın bu kadim birikimi çağının şartlarını aşan bir cesaret, hikmet ve üretkenlikle bugüne taşımayı başardı."

Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım da Türk dünyası ülkelerindeki nüfus artış hızındaki düşüşe dikkat çekti, "Bugün ne yazık ki Türk Devletleri Teşkilatı'nın 8 üyesinin 4'ünde nüfus yenileme hızı veya doğurganlık oranı 2.1 değerinin çok altına inmiş, 1,50 seviyesindedir. Macaristan, Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Azerbaycan. Çok şükür ki Hazar'ın Doğusu, Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan ve Kırgızistan'da hala 2,5 ve üzerindedir." diye konuştu. 

Yıldırım, böyle devam etmesi durumunda Türkiye nüfusunun 50 yıl sonra 70 milyona düşeceğine işaret ederek, ortalama yaşın da 45'lere çıkacağını anlattı.

Sadece 4 yılda yaş ortalamasının 32'den 34'e yükseldiğini bildiren Yıldırım, "Her dört yılda bir 2 sene daha artıyor. Bu durum neye mal oluyor, bize bedeli ne. Bedeli şu, biz artık gururlanarak genç ve dinamik bir nüfusa sahibiz diyemeyecek konuma geleceğiz. 65 yaş üstü nüfus artacak, 0-14 ve 15-29 yaş arası azalacak ve böylece bu istihdamda azalmaya sebep olacak, ekonominin küçülmesine sebep olacak, kalkınmamız ve büyümemiz daha da aşağılara gelmiş olacak. Bu gidişe 'dur' demek lazım. Bazı ülkeler bu fırsatı kaçırdı. Mesela Japonya, Kore bizim bahsettiğimiz sorunlarla 90'lı yıllarda yüzleştiler, o günden beri tekrar doğurganlık hızını 2,1'e getirmek için çabalıyorlar ama henüz başaramadılar. Bizim hala şansımız var, 1,48'deyiz ama durarak, oturarak, bir şey yapmamakla, sızlanmamakla bunu tersine döndüremeyiz. Bunun için Sayın Cumhurbaşkanımız 2025'i 'Aile Yılı' ilan etti ama daha önemlisi 2025-2035 arasını da Aile ve Nüfus Yılları olarak ilan etti. Bu şu anlama geliyor. 10 yıllık bir program, düzenli bir şekilde uygularsak, mutlaka biz bu gidişi durdururuz, tersine de döndürürüz. 2,1 oranının üzerine de çıkarız." değerlendirmesinde bulundu.

Anahtar Kelimeler: Türk dünyası, kadın, aile, nüfus politikası, demografi, Mahinur Özdemir Göktaş, Binali Yıldırım,

Diğer Haberler