Arama Sonuçları

Programlar

Nostalji Kuşağı "Çalıkuşu"

Aşkına rağmen gururu için evinden ayrılıp Anadolu’da öğretmenlik yapan genç bir kadının yaşamını anlatan dizide ayrıca dönemin toplumsal koşulları değerlendiriliyor. Küçük yaşlarda anne ve babasını yitirdikten sonra teyzesinin yanında kalan Feride yatılı olarak bir Fransız okuluna verilir. Davranışları yüzünden çevresindekiler tarafından “Çalıkuşu” olarak anılan Feride, gittikçe serpilip güzelleşir. Teyzesinin oğlu Kamuran aşık olup, nişanlanan Feride, onun Münevver adlı bir kızla ilişkisi olduğunu öğrenince evden kaçar. Yaşlı süt annesinin yanına sığınan genç kız başvurusu sonucu ögretmen olur. Aşırı ve gösterişli güzelliği başına dertler açan Feride, sık sık tayini cıkıp yer değiştirmektedir. Son tayinlerinden birinde, yaşlı bir bekar olan Hayrullah Bey’le tanışır .
Sevimli bir kişiliğe sahip Hayrullah bey, Feride’yi kızı gibi sevmesine karşın, bazı söylentiler nedeniyle güç durumda kalırlar ve çevrelerindeki dedikoduları önlemek amacıyla evlenirler. Gerçekte ilişkileri bir baba-kız beraberliğinin ötesine geçmez. Bir gün Hayrullah Bey, Feride’nin tuttuğu günlükleri ele geçirince onun Kamuran’ı hala sevdiğini öğrenir ve onları kavuşturmaya çalışır.

Oyuncular Aydan Şener
Kenan Kalav
Sadri Alışık
Mine Çayıroğlu
Eşref Kolçak
Hayati Hamzaoğlu
Kaya Akarsu
Tomris Oğuzalp
Savaş Başar
Seray Gözler
Tilbe Saran
Cengiz Sezici
Sümer Tilmaç
Yalçın Avşar
Ali Şen
Mübeccel Vardar

Son Güncelleme: 07 Şubat 2018 12:57

Ev Sineması Kuşağı "Son Takla"

Cemil, 90’lı yılların ortalarında Trabzonspor’da top oynamış, Trabzon’lu hırçın bir gençtir. Yine aynı yıllarda Beşiktaş’a transfer olmuş, İstanbul’a geldiği için karakter olarak çok değişmiştir. Bir Beşiktaş – Trabzonspor maçında eski takımı Trabzonspor’a 3 gol atıp, üstüne 3 takla atınca adı ‘Taklacı Cemil’e çıkmış ve bütün eski dostları ve Trabzonluları kendine düşman etmiştir. Nişanlısı Zeynep’i de terk edip İstanbul’a yerleşmiş ve 20 sene boyunca memleketine geri dönmemiştir.


Artık 40’lı yaşlarında olan Cemil, babasının kalp krizi geçirdiğini duyunca istemese de Trabzon’a dönmek zorunda kalır. Ancak geç kalmıştır babası çoktan vefat etmiştir. Cenaze sonrası hemen İstanbul’a dönmek ister ama en yakın arkadaşı Kemal’in sözlerini duyunca bu fikrini değiştirmek zorunda kalır. Cemil’in vefat eden babası Trabzon’da amatör bir kasaba takımını çalıştırıyordur ve ligin bitmesine son 3 hafta vardır. Cemil’in babası ölmeden önce ‘Cemil takımın başına geçsin’ diye vasiyet etmiştir. Trabzon’lu eski dostları ve eski nişanlısı Zeynep, Cemil’e çok kötü davranır ama Cemil bir inatla, yüzleşmek, hesaplaşmak belki de kendini affettirmek için Trabzon’da kalmaya karar verir.


Cemil’in yeni teknik direktör olduğunu duyan eski dostu Saffet oğlu Hami’yi takımdan geri çeker. Herkes Cemil’e türlü türlü olumsuz tepkiler verir. Ancak Cemil azmi ile savaşıp hem takımı şampiyon yapar, hem de kendini herkese özellikle de eski nişanlısı Zeynep’e affettirir.

Son Güncelleme: 29 Ocak 2018 16:15

Küçük Hanımefendi

Muazzez Tahsin Berkand'ın aynı adlı eserinden...

Babasının ölümünden sonra hasta olduğuna inandırılarak kapatıldığı odada yıllarca yaşamış Neriman… Zenginliğine, dünyaya, hayata küstürülmüş. Şimdi sadece Neriman değil, hayalleri de büyüyor.  Kozasında, çocukluktan genç kızlığa geçmeye hazırlanan bir tırtıl gibi… 
Onu güzel bir kelebek hâline getirecek kahramanını bekliyor. Ömer’i…Çocukluk aşkı Ömer, onu bu boğucu hayattan kurtarabilecek mi? Neriman’ın hayallerindeki gibi, ona âşık olup evlenecek mi?  
Aslında Ömer, gönüllü değil, zorunlu bir kahraman. Ailesinin yaşadığı ekonomik darboğaz, aileden zengin Neriman’a yönlendiriyor onu. Onun gönlünde ise sadece eski karısı, kızının annesi Nüveyre var hâlâ. Yani Ömer’in kalbinde derin bir kuyu…Neriman bu kuyuyu nasıl dolduracak? Odada geçirdiği yıllar içinde Neriman’ın bedeni büyüdü ama ruhu hâlâ çocuk…Masum, bir çocuk kadar insanlara güvenmeye hazır. Âşık olduğu adamın kendisiyle parası için evlenmek isteyebileceğine asla inanmıyor.  Kendisine âşık  olduğunu sandığı kocasının kollarında mutluluğa kanat açacağından emin. Gerçekten de öyle mi? Yoksa bir zulümhaneden ötekine mi, bu zavallı kızın yolculuğu?  

Neriman çevresini saran yalanların üzerindeki tülü kaldırdıkça büyüyecek. Aşkın olgun bir meyve gibi kucağına düşmeyeceğini, aşkı için savaşması gerektiğini anladıkça çıkacak çocukluktan. Bu süreçte “çirkin ördek yavrusu” görkemli bir kuğuya dönüşmeyi başarabilecek mi? Zavallı, aciz bir kızdan, “Küçük Hanımefendi”ye varan serüven nasıl olacak? Neriman’ın masalı başlıyor… 

Küçük Hanımefendi, TRT AVAZ'da...

Son Güncelleme: 04 Ocak 2018 15:42

Çanakkale'de Unutulan Avazımız

Yıl 1915...

Onlar vatanlarından ayrılıp öz vatanlarını korumaya geldiler.... Çünkü biz hep beraberdik ve öyle de kalacağız... "’Çanakkale’de Unutulan Avazımız’’ belgeseli 1915 Çanakkale savaşında, cephelerde yer alan etnik unsurların, savaşın gidişatındaki rollerini irdeliyor. İlk 13 bölüm, Balkan ülkelerinde yapılan çekimlerle tamamlandı. 100 yıl aradan sonra ‘’Çanakkale’de Unutulan Avazımız’’ belgeseli Arnavutluk, Kosova, Makedonya, Bosna-Hersek, Karadağ, Sırbistan gibi ülkelerde uzun araştırmalar ve çabalar sonucunda şehit ya da gazi yakınlarına ulaştı. Yapılan röportajlarla halkın tarih bilinci canlandırılırken, bölgede yaşanan değişimlerde gözler önüne seriliyor. Şehit ya da gazi torunlarından birinci kuşak yaşayanlar parmakla sayılabilecek kadar az. İkinci kuşak gazi ve şehit torunları ise bu vesileyle atalarını anlamaya çalışıyorlar. Belgesel, hem bir vefa duygusunu canlandırmak hem de farklı etnik unsurları bir araya getiren medeniyetimizin izlerini ön plana çıkarmak gibi bir görev üstleniyor. Belgesel, o günkü zor şartlarda Türk Dünyası'nın herhangi bir coğrafyasından fedakar kişilerin, binlerce kilometre kat ederek askere alınmalarını ve Türk cephelerine vararak cansiperane bir şekilde vatanı savunmalarını işliyor. ‘’Çanakkale’de Unutulan Avazımız’’ belgeseli, bu cesur Şüheda’nın bilinmesini, onların yaşayan torunlarına ulaşarak tarih bilincinin yeniden canlanmasını ve o eski bağların yeniden kuvvetlenmesine katkıda bulunmayı amaçlıyor.

Son Güncelleme: 17 Mayıs 2017 17:30

Türk Sineması "Çanakkale: Yolun Sonu"

Takvimler Nisan 1915'i gösterdiğinde I. Dünya Savaşı'nın en çetin cephelerinden biri olan Çanakkale'de işgalci güçler aylardır sürdürdükleri kuşatmadan aylardır hiçbir şey elde edememiş haldedirler. Anzak güçleri daha sonra kendi isimleriyle anılacak olan Anzak Koyu'nda mağlup edilmişlerdir. … İçinde isimsiz kahramanlar Muhsin ve Hasan kardeşlerin de yer aldığı Hilal-i Ahmer cemiyetine mensup destek birliği zorlu bir yol sonrası cepheye ulaşır. Ne var ki siperlere girdikleri anda savaşın tahmin edemedikleri sert ve acımasız yüzüyle karşılaşırlar. Muhsin oldukça keskin bir nişancıdır ama her gün ölümle buruna burunadırlar. Yüzbaşı İbrahim Adil, Muhsin'i keskin nişancı olarak görevlendirmiştir ve yüzbaşıdan istediği tek şey kardeşi Hasan'ın cephe gerisinde görevlendirilmesidir. Muhsin bir başka keskin nişancı olan Şeref ile beraber en ön saflardaki düşman askerlerini avlarken keskin hüneri ve Ancak'ları tek tek indirmesi de tüm koya adının duyulmasına neden olacaktır. Fakat Anzak kuvvetlerinin başındaki İngiliz Binbaşı Steward'ın bu namlı Türk askerine karşı manevrası da gecikmeyecektir... Çalışmaları uzun süredir devam eden Çanakkale Savaşı'nı konu alan filmin genel direktörlüğünü Serdar Akar üstleniyor. Çanakkale Savaşı'nda yaşananları merkezine alacak film, isimsiz kahramanlar üzerinden Çanakkale cephesini orada yaşananları, kısaca bu dramatik öyküyü yeni bir bakış açısıyla beyazperdeye taşıyor.

Son Güncelleme: 30 Nisan 2017 01:23

Haberler