Arama Sonuçları

Programlar

Mevlana

“Ne düşünürsen savaşa dair, ben ondan uzağım, çok çok uzaklardayım. Ne düşünürsen aşka dair, ben işte oyum, yalnızca oyum, tümden oyum ben.” Mevlana TRT’den, Mevlana’nın 800. doğum yılı kutlamaları kapsamında özel bir belgesel… “Mevlana Celaleddin Rumi”… Mevlana gibi büyük bir düşünürün, onun zaman ve mekan ötesi güçlü mesajının peşinde herkesi şiirselliğin ağır bastığı görsel bir şölene davet eden yapım; aynı zamanda bu mesajın günümüz insanındaki karşılığını da ihmal etmiyor. İster “Rumi” ister “Balhi” ister “Mevlana” olarak anılsın değişen isimlerin değişen dillerin arkasında hep “O” vardı. Bu belgesel; batıda, doğuda ve onu Mevlana yapan Anadolu’da, Mevlana’nın izlerini aramanın ve ulaşılan farklı bakışların ışığında O’nu yeniden keşfetmenin hikayesi... Bilindiği gibi, Mevlana Amerika’da kitapları en çok satan şair olarak tanınıyor ve hakkında hemen hemen her dilde sayılamayacak kadar çok yayın var. Bu büyük düşünürün farklı coğrafyalarda neden bu kadar çok okunduğu ve sevildiği sorusu her zaman kafaları kurcalamıştır. Bu soru, belgeselin ana fikrini oluşturuyor ve belgesel, Mevlana’nın günümüz insanı için ne ifade ettiğini araştırıyor. “Farklı dil, din ve ırktan insanları bir noktada buluşturan nedir?”, “Bu aşk felsefesi günümüz modern insanında hangi ihtiyaca karşılık geliyor?” gibi soruların peşine düşen yapım ekibi, Mevlana’yı Mevlana yapan Anadolu topraklarından başlayarak Afganistan, İsviçre, Hollanda, Almanya gibi ülkelerdeki mevlevilerle, uzman ve araştırmacılarla konuşarak yanıt aradı. Bu görüşmelerde, onlardan hayata dair anlam arayışlarının sebepleri ve Mevlana’da buldukları cevaplar üzerine etkileyici hikayeler ortaya çıktı. İkinci etap olarak gidilen Afganistan’da, Mevlana’nın doğduğu Belh şehrinde çekimler yapıldı. Mesnevi oralarda “Farsça Kur’an” olarak anılıyor ve mevlide benzer şekilde, Mesnevi okuma/okutma geleneği var. Projenin yurt içi çekimleri, ömrünün üçte ikisini geçirdiği Konya’da ve ayrıca İstanbul’da gerçekleştirildi. Projenin danışmanlığı ise, Mevlana’nın 22. kuşak torunu olan Faruk Hemdem Çelebi ile Selçuk Ünv. Mevlana Araştırmaları Merkezi Başkanı Yrd. Doç. Dr. Nuri Şimşekler’e ait.

Son Güncelleme: 28 Nisan 2017 03:50

Anadolu'da İslam

Son Güncelleme: 26 Nisan 2017 15:13

Değişim

Değişim bu hafta Efeler diyarı Aydın’dan seslenecek. Aydın, bir milyonu aşan nüfusuyla Ege Bölgesinin en büyük şehirlerinden biri. Anadolu’nun en eski yerleşim bölgelerinden olan ve tarihi ve doğal güzellikleriyle herkesi kendine hayran bırakan Aydın’ın gelişim ve değişim öyküsü TRT AVAZ ekranında izleyiciyle buluşacak. TRT AVAZ izleyicileri Aydın’ı gezmeye ve muhteşem güzelliklerini keşfetmeye Tralleis Antik kentinden başlayacak. Program ayrıca izleyicileri Aydın’ın köklü tarihine ışık tutan ilçelerinden Sultanhisar’daki M.Ö. 3. yüzyılın ilk yarısında kurulmuş olan Nisa Antik kenti ve Karacasu’daki Afrodisias Antik kentinde tarihle iç içe keyifli bir yolculuğa çıkaracak. Aydın’da ekrana gelecek diğer tarihi mekanlar da Osmanlı dönemi eserlerinden olan Üveys Paşa Camii, Cihanoğlu Camii ve Nasuh Paşa Külliyesi olacak. TRT AVAZ’da Değişim farkıyla ekrana gelecek ilginç konulardan biri de Kurtuluş Savaşının önemli Kuvayı Milliye önderlerinden biri olan Yörük Ali Efe’nin müzeye çevrilen evi olacak. Efeler diyarı Aydın, zengin halk kültürüyle de öne çıkan bir şehir. Efelerin sunacağı Zeybek oyunu izleyicilere keyifli anlar yaşatacak. Aydın’ın tarihi dokusundan ve folklöründen örnekler sunulacak olan programda, şehrin mutfak kültüründen eşsiz lezzetlere de yer verilecek. Aydın özellikle son 10 yılda gerçekleştirilen yatırımlarla gelişiyor, değişiyor… Başta ulaşım ve alt yapı olmak üzere eğitimden sağlığa kadar pek çok alanda gerçekleştirilen yatırımlar şehri 2023 vizyonuna hazırlıyor. Programa konuk olan Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi ve Aydın Valisi Erol Ayyıldız bu alanda gerçekleştirilen yatırımlar hakkında bilgi verecek. Aydın aynı zamanda bir eğitim şehri. Ege bölgesinin en hızlı gelişen üniversitelerinden biri olan Adnan Menderes Üniversitesi’nin Rektörü Prof. Dr. Mustafa Birincioğlu Aydın’ın nasıl bir eğitim şehri haline geldiğini anlatacak. Aydın, Büyük Menderes Irmağı’nın suladığı bereketli topraklara sahip. Bu da Aydın’ı ülkemizin en önemli tarım kentlerinden biri haline getiriyor. Başta incir olmak üzere üretilen pek çok tarım ürünü şehrin ihracat gelirlerinde önemli bir paya sahip. Ticaret Odası Başkanı Hakan Ülken bir tarım şehri olan Aydın’ın bu özelliğini ve şehre kazandırdıklarını anlatacak. Aydın’da yetiştirilen ve önemli bir ihraç ürünü olan incir için Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı bünyesinde hizmet veren bir araştırma istasyonu bulunuyor.

Son Güncelleme: 25 Nisan 2017 13:50

Balkanlar ve Göç

TRT, “Balkanlar ve Göç” adlı belgesel ile tarihin kapılarını aralıyor... 1989’da Bulgaristan’dan Anadolu’ya yönelik Türk göçü, insanlık tarihinin gördüğü en büyük dramlardan, ayrılıklardan biridir. Fakat bu, bölgeden Türkiye’ye yaşanan ilk göç değildir. Çünkü, Balkanlardan Türkiye’ye yönelik göçlerin ve acıların tarihi 17. yüzyıla kadar uzanmaktadır. Asıl yoğun muhaceret ise 18. yüzyılın başından itibaren yaşanmıştır. Hatta 1927 yılına gelindiğinde, 11 milyona ulaşan Türkiye Cumhuriyeti nüfusunun, 7 milyonunun göç sonucunda Anadolu’ya geldiği saptanmıştır. Doğal olarak bu denli yoğun göç hareketi, pek çok araştırmacının da dikkatini çekmiştir. Tabi ki, kurtuluşu ve geleceği Anadolu’da arayanlar sadece Türkler ve Müslümanlar değildir. Aynı zamanda çok sayıda gayrimüslim de benzer duygu ve niyetlerle bu coğrafyaya akın etmiştir. Başta Rumlar olmak üzere Bulgarları da içine alan gayrimüslim göçlerinin nedeni ekonomik nitelikli olup, dolayısıyla isteğe bağlıdır. Bunlar arasında göç nedeni Türkler ve Müslümanlar’la aynı olan tek gayrimüslim grup, Yahudiler’dir. “Balkanlar ve Göç” adlı belgesel 14 bölüm olarak gerçekleştirildi. Programın yapım, yönetim ve metin yazarlığı ise Metin Edirneli’ye ait. 16 Nisan Cumartesi günü, saat 19.30’da TRT 2’de ekrana gelecek belgeselin ilk bölümünde;1689’da Avusturya güçlerinin Üsküp’ü bombalaması sonucu meydana gelen Anadolu’ya yönelik ilk Türk göçleri ile, yine 18.yüzyılın sonunda başlayıp, 1922’ye kadar süren kitlesel Rum göçleri ve az sayıda yaşanan Bulgar göçleri ele alınıyor.

Son Güncelleme: 25 Nisan 2017 13:49

Haberler