Arama Sonuçları

Programlar

Mor Menekşeler

1950-1971 yılları arasında Ankara’da geçen Mor Menekşeler dizisi, yakın arkadaş olan, henüz yirmili yaşlarının başındaki üç delikanlının hikâyesini ekrana getiriyor.

Babalarını aynı iş kazasında kaybeden Hayali Ömer, Kabadayı Akif ve Sarı Fikret kardeş gibi büyümüşlerdir. Bir kenar mahalle olan Eskitepe’de geçen hikâyede, üç genç, başta Yorgancı İshak olmak üzere, mahallelinin maddi ve manevi yardımlarıyla yetişmişlerdir.

Kavgacı ve dayanışmacı Eskitepe de, dizinin ana karakterlerinden biridir. Üç gencin delikanlılıktan kabadayılığa uzanan çarpıcı serüvenleri; aşk acısı, ihanet, zorbalık ve şiddetle harmanlanır. Ankara’nın namlı kabadayılarından Fakir Şükrü ve yeğeni Dedo ile karşılaşmaları onların kaderlerini değiştirir. Dedo, amcasının kanun dışı işlerinden edindiği serveti ve caydırıcı gücü, ticaret ve siyasetle arttırmaya çalışır. Üç Eskitepeli genç, Fakir Şükrü ile Dedo’nun hizmetine girerler. Bu yeni başlangıç, her üçünü de ahlaki ve vicdani yönden etkiler, giderek birbirlerine düşmanlık beslerler. Dizi, erkekler dünyasını temel alırken, aynı zamanda, Cevriye, Gecekuşu Sabiha, Köfte Leman, Samsunlu Hayriye, Terzi Faika Hanım gibi güçlü ve renkli kadınların hikâyelerini de anlatır.

Mor Menekşeler, Demokrat Parti’nin yıldızının parladığı dönemde geçer. O yılların siyasi iklimi, gündelik yaşamın dönüşümü, futbol ve yer altı dünyasından da  kesitler sunar.
 

Son Güncelleme: 18 Mayıs 2017 17:02

Çanakkale'de Unutulan Avazımız

Yıl 1915...

Onlar vatanlarından ayrılıp öz vatanlarını korumaya geldiler.... Çünkü biz hep beraberdik ve öyle de kalacağız... "’Çanakkale’de Unutulan Avazımız’’ belgeseli 1915 Çanakkale savaşında, cephelerde yer alan etnik unsurların, savaşın gidişatındaki rollerini irdeliyor. İlk 13 bölüm, Balkan ülkelerinde yapılan çekimlerle tamamlandı. 100 yıl aradan sonra ‘’Çanakkale’de Unutulan Avazımız’’ belgeseli Arnavutluk, Kosova, Makedonya, Bosna-Hersek, Karadağ, Sırbistan gibi ülkelerde uzun araştırmalar ve çabalar sonucunda şehit ya da gazi yakınlarına ulaştı. Yapılan röportajlarla halkın tarih bilinci canlandırılırken, bölgede yaşanan değişimlerde gözler önüne seriliyor. Şehit ya da gazi torunlarından birinci kuşak yaşayanlar parmakla sayılabilecek kadar az. İkinci kuşak gazi ve şehit torunları ise bu vesileyle atalarını anlamaya çalışıyorlar. Belgesel, hem bir vefa duygusunu canlandırmak hem de farklı etnik unsurları bir araya getiren medeniyetimizin izlerini ön plana çıkarmak gibi bir görev üstleniyor. Belgesel, o günkü zor şartlarda Türk Dünyası'nın herhangi bir coğrafyasından fedakar kişilerin, binlerce kilometre kat ederek askere alınmalarını ve Türk cephelerine vararak cansiperane bir şekilde vatanı savunmalarını işliyor. ‘’Çanakkale’de Unutulan Avazımız’’ belgeseli, bu cesur Şüheda’nın bilinmesini, onların yaşayan torunlarına ulaşarak tarih bilincinin yeniden canlanmasını ve o eski bağların yeniden kuvvetlenmesine katkıda bulunmayı amaçlıyor.

Son Güncelleme: 17 Mayıs 2017 17:30

Türk Sineması "Çanakkale: Yolun Sonu"

Takvimler Nisan 1915'i gösterdiğinde I. Dünya Savaşı'nın en çetin cephelerinden biri olan Çanakkale'de işgalci güçler aylardır sürdürdükleri kuşatmadan aylardır hiçbir şey elde edememiş haldedirler. Anzak güçleri daha sonra kendi isimleriyle anılacak olan Anzak Koyu'nda mağlup edilmişlerdir. … İçinde isimsiz kahramanlar Muhsin ve Hasan kardeşlerin de yer aldığı Hilal-i Ahmer cemiyetine mensup destek birliği zorlu bir yol sonrası cepheye ulaşır. Ne var ki siperlere girdikleri anda savaşın tahmin edemedikleri sert ve acımasız yüzüyle karşılaşırlar. Muhsin oldukça keskin bir nişancıdır ama her gün ölümle buruna burunadırlar. Yüzbaşı İbrahim Adil, Muhsin'i keskin nişancı olarak görevlendirmiştir ve yüzbaşıdan istediği tek şey kardeşi Hasan'ın cephe gerisinde görevlendirilmesidir. Muhsin bir başka keskin nişancı olan Şeref ile beraber en ön saflardaki düşman askerlerini avlarken keskin hüneri ve Ancak'ları tek tek indirmesi de tüm koya adının duyulmasına neden olacaktır. Fakat Anzak kuvvetlerinin başındaki İngiliz Binbaşı Steward'ın bu namlı Türk askerine karşı manevrası da gecikmeyecektir... Çalışmaları uzun süredir devam eden Çanakkale Savaşı'nı konu alan filmin genel direktörlüğünü Serdar Akar üstleniyor. Çanakkale Savaşı'nda yaşananları merkezine alacak film, isimsiz kahramanlar üzerinden Çanakkale cephesini orada yaşananları, kısaca bu dramatik öyküyü yeni bir bakış açısıyla beyazperdeye taşıyor.

Son Güncelleme: 30 Nisan 2017 01:23

Haberler